| kadavra's profilekomplo teorileri komplo ...Blog | Help |
|
3/27/2006 BuyukForum.Net
4/15/2005 TARİKATLAR
Cumhuriyet tarihimiz büyük ve esaslı uygarlaşma atağı olarak başlamışken1940 lar dan sonra gerici dinci muhalefetle karşı karşıya getirildi.Küçük hesaplar peşindeki siyasi partiler,iktidar olmak veya içlerindeki Cumhuriyet ve Türklük düşmanlarının teşvikiyle siyasi partiler tarafından irticaya tavizler verilmiştir.Ticanilik,Nakşibendilik,Kadirilik,Rufailik güçlenmeye Nurculuk,Süleymancılık gibi yeni gruplar oluşmaya başlamıştır.1949 yılında Ticaniler Mustafa Kemal Atatürk’ün heykellerini kırmaya başlamış heykel puttur Laiklik dinsizliktir Hilafeti kaldıran Mustafa Kemal Atatürk mel’un dur.Türkçe ezan küfürdür diyen Ticani şeyhi Kemal Pilavoğlu 1951 yakalanıp hapse atıldıktan sonra bu tarikat ortalıktan çekilmiştir.Adnan Menderes 14 Haziran 1951 de ezanın Arapça okunmasını teklif etmiş CHP de buna muhalefet etmeyip kabul etmiştir Son 50 yıllık süreçte İslamın siyasal yaşamda,çıkar sağlama aracı olarak kullanılmasının üç önemli dönemi vardır.I. Dönem1950-1960 yılları,II. Dönem 1965-1980 arası,III. Dönem 12 Eylül 1980-28 Şubat 1997 arasıdır.Milli Şef denilen İsmet İnönü ile temelleri atıldı Adnan Menderes ile irtica başladı.1945 yılında kurulan Demokrat Parti ile 1948'de kurulan Millet Partisi, programları açıkça dinci kesimlere ışık yakmışlardır.1945 yılında kurulan Milli Kalkınma Partisi,1946'da kurulan Sosyal Adalet Partisi 1946'da kurulan Arıtma Koruma Partisi.1947 yılında kurulan Türk Muhafazakar Partisi, o dönemde çoğu parti,adeta irticacıya taviz verme yarışına girmiştir.İsmet İnönü’nün CHP si 30 Mart 1950 de 19 türbenin açılmasına izin verir.Ancak 14 Mayıs 1950 de Demokrat Parti iktidara gelir görüldüğü gibi İsmet İnönü iktidar da kalabilmek için verdiği tavizler yetmemiş Adnan Menderes iktidara gelmiştir.İkinci Dünya savaşından sonra Rusya’nın savaş dan galip çıkmasıyla Türk milliyetçilerini vatan haini ilan edip yargılayan İsmet İnönü iktidarı kaptırmamak için Cumhuriyetin temellerine irtica dinamitlerini yerleştirmiştir.Adnan Menderes irticaının velinimeti haline gelmiştir DP millet vekillerine mecliste “Siz İsterseniz Hilafeti de Getirirsiniz” Cumhuriyete ve Türk Ordusuna kafa tutmaya başlamıştır “Ben İstersem Bu Orduyu Asteğmen ile Bile Yönetirim” demiştir.Şimdiki kürtçülüğün temellerine atan kürt saidi Emirdağ da sürgün de iken ziyaret etmiştir.İrtica Türkiye de yeniden hortlamıştır.12 Eylülden sora Turgut Özal ile temelinde kürtçü eğilimli Türkleri kimliksizleştirmeye ve bilinçsizleştirmeye yönelik dincilik devlet desteği almıştır.1922 yılında Mustafa Kemal Atatürk Konya’ya yaptığı ziyarette gittiği bir medresede mollanın biri medreselerin sayılarının artırılmasını ve medrese öğrencilerini askere alınmamasını ister kendisini tutamayan Mustafa Kemal Atatürk “ Ne o yoksa sizin medrese yunanlıları mağlup etmekten halkı zulümden kurtarmaktan daha mı değerlidir millet kan içinde yüzerken halkın iyi çocukları cephede dövüşürken yurt için canlarını feda ederken siz burada genç delikanlıları besiye çekemezsiniz” Atatürk yurt topraklarının üçte ikisini kontrol eden mollalardan toprakları alıp asıl sahiplerine köylülere vermeye karar veririr.Tam bu sırada 13 Şubat 1925 de Şeyh Said isyanı başlar.Dini kökeni olmayan etnik kökeni olan şeriatçı dini ayaklanmadır denilip kürt gerçeğini gizlenmiştir.1922 de Albay Halit ve Yusuf Ziya kürdistan istiklal cemiyetini kurarlar ve ayaklanma tarihini 21 Mart 1925 olarak belirlerler kendi salaklıkları yüzünden isyan kimi bölgelerde erken başlar.İsyanları bastırmak için uğraşılırken İngiliz kuvvetleri Misak-ı Milli sınırları içinde bulunan Musul ve Kerkük’e yığınak yapıp ele geçirmiştir.Bu sırada kürt mücadelesini başlatan Saidi Nursi Nurculuk tarikatı palazlanmaya başlıyor.1877 yılında Bitlis’in Hizan İlçesi Nurs Köyünde doğup 24 Mart 1960 yılında 83 yaşında Urfa’da ölen gençliğinde kürt Said yada Saidi kürdi olarak anılan sonrasında da Nurs’lu olduğunu belli etmek için Saidi Nursi adını kullanmaya başlamıştır.Nakşibendi Tarikatında bulunmuş Van da Mısır da ki El Ezher İslam Fakültesi benzerini kurmak için çalışmıştır.Volkan Gazetesinde kürdistanın bağımsızlığı yolunda kışkırtıcı tahrik ve teşvik edici yazılar yazmış 31 Mart ayaklanmasına katılmış Milli Mücadelenin zor olduğu günlerde kürt teali cemiyetinin kurucuları arasında olup Milli Birlik ve beraberliği bozmak için elinden geleni yapmıştır.Darbeden sonra, bir gece gelinip mezarı açılarak, tabutu başka sandukaya kondu.Diyarbakır’a götürülüp uçakla Mersin-Kıbrıs istikametinde Akdeniz’in ortasına bırakıldı.Nurcuların ve kürtlerin çoğu,yinede gidip onun mezar yerini,makamıdır diye ziyaret etmeye devam ediyorlar.kürt Said de Konya'da Atatürk'e ricada bulunan molladan farklı düşünmüyor,gençleri askerden kurtarma konusunda, Nur Risaleleri'nin bir parçasını teşkil eden Lem'alar Risalesi'nde söyle diyordu “Risale-i Nur öyle değerli bir kitaptır ki,Kuran’ın onda yansıyan nurlarına hizmet etmek,askerlikten ve kutsal savaştan bile üstündür. Benim elimde fırsat ve param olsa, Risale-i Nur hizmetinde olan değerli kardeşlerimi askerlikten kurtarmak için,bin lira karşılığında bile olsa bedeli öder ve kurtarırım onları.” kürt Said'e göre, risaleler, askerlikten ve hatta kutsal savaştan bile üstündür.Said’i Nursi 1960'da öldüğü zaman risalelerin satışlarından gelen para yüzünden şeyhin yerine geçme hususunda Nurcu elebaşları arasında mücadele ve bölünmeler oldu.kürt Said'in ölümünden sonra Nurcular,çeşitli sebeplerden dolayı kendi aralarında bölünmüşlerdir.Said'e olan inanç hepsinde de tartışmasız olarak mevcuttur. Bu inanç bir otorite seviyesinde olup, risaleler yine Kuran gibi kutsal mahiyettedir.Nurcular, her ne kadar Said'in sağlığında olduğu gibi,kendilerini siyasetten uzakmış gibi gösterip buna karşılık siyasete karışmışlar ise, Said'in ölümünden sonra da aynisi olmuş ve sürekli olarak siyasetin içinde bulunmuşlardır.Demokrat Parti'den sonra, Adalet Partisi, Millî Nizam Partisi ve Millî Selamet Partisi'ni desteklemişlerdir.Yakın yıllarda ise eğitim ve finans alanlarında yoğun faaliyet göstermektedirler.Bu eğitim ve finans faaliyeti ise sanki bir Iran devriminin işareti gibidir.Üstelik çoğu siyasi de oy ve maddi çıkar gibi bazı yollarla etki altına alınmaktadır..Türk-İslam sentezi arkasına gizlenmiştir.Fethullah Gülen ve müritleri, bu son dediğimiz gruptan olup, bir yandan Kürt Said'i baş hazret olarak alırken, bir yandan da Türk Milliyetçilerini saflarına çekmek için Türk-İslam sentezi kisvesiyle insanları aldatmaktadırlar.Nurcularin arasındaki ilk bölünme, Said'in ölümünden sonra ve Adalet Partisi'nin desteklenmesi sırasında meydana gelmiştir.Bir kısmi açıkça siyaset ve basın ile iç içe olmayı savunurken,diğer bir kişim ise bu faaliyeti kabul etmemişlerdir. Ancak bu kabul etmeyenler de siyasete bulaşmışlardır.Nurculukta,bu bölünmelerin dışında,ayrıca,İttihatçılar,Konseyciler,Aczmendiler gibi bölünmeler de meydana gelmiştir.İttihatçılar, Yeni Asya cemaatinden kopan diğer bir gruptur,bunlar tipik anlamıyla, klasik Nurculuğu savunanlardır.Bu kapsamda,Atatürk düşmanlığını ön plana çıkarmışlardır.Liberal sağ ile muhabbet içindekiler,bazı çıkarların da zorlamasıyla bu düşmanlığı açıktan yapmayıp,bu konuya da pek değinmek istemezler.Fethullah Gülen de bunlardan birisidir.Fethullah Gülen'in esrarlı bir şekilde bürokratik,parasal ve öğretim alanındaki yoğun faaliyetlerine karşılık,Nurculuk,yakın yıllarda eylemci grubunu da ortaya çıkarmış bulunmaktadır.Her ne kadar bütün bu Nurcu gruplar ayrı ayrı gibi görünseler bile nihayetinde hepsi de ayni kaynağa dayalı olup,hepsi de ortak bir amaca doğru ilerlemektedir.Gülen, ilimli bir şekilde dinciliği yaygınlaştırıp,Nurculuğu benimsetmeye çalışırken,Nurculuk ayni zamanda eylemlerini de ortaya koymaya başlamıştır.1940'li yılların ticanilerini andıran bu Nurcu kol,Aczmendiler adıyla anılan cübbeli, asalı, uzun saçlı ve sakallı gruptur.Liderleri, ilkokul mezunu,Müslüm Gündüz adli kişidir.Gerek Gündüz ve gerekse müritleri, açıkça Nurcu olduklarını söylemektedirler.Fazla kalabalık olmamalarına karşılık, propaganda amacıyla ortaya çıktıklarında tamamı her yerden gelip eylem yerinde toplandıkları için sanki önemli bir güçmüş gibi bir görüntü yaratmaya çalışmaktadırlar.Halbuki bunlar topu topu300-400 kişilik bir cemaatten fazla değildir Ama ortaya çıkınca hepsi birlikte çıkmaktadır.Bu kalabalık, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin üç dakikada halledeceği basit bir meseledir,fakat nedense göründükleri yerde adeta bir hareket serbestliği tanınmaktadır.Bu da Nurculuğun devlete ne ölçüde tasınmış olduğunun belgesidir.Devlet çok ayaklanmalar görmüştür,ama yeter ki yerinde ve gerekli tedbirler alınabilsin Aczmendiler,tıpkı Kürt Said'in kıyafeti gibi,siyah bir sarık ve siyah cübbeli olup,hepsi de uzun saçlı ve uzun sakallıdır.Çoğunun saçı da örgülüdür.Tamamı birer asa taşımaktadır.Eylemleri, şimdilik, belli bir noktada toplanıp,cemaat ayinini,yani kendilerine özgü zikirlerini yapmaktır.Ama elbette bu eylem giderek başka mecralara dökülecektir.Camilere gidip, önünde ve içinde tef çalarak zikir yapmaya kalkışmışlardır.Zikir hareketleri ise tam bir tımarhane vakasıdır.Memurların zamları protesto etmek için yaptıkları toplantı ve yürüyüşlerini, acımasız bir şekilde tekme tokat dağıtan Emniyet sıra Aczmendilerin tefli zikirlerine gelince adeta seyirci kalmaktadır.Emniyet güçleri tarafından adeta nezaketle izlenmiştir.Aczmendiler, o gün bütün kinlerini kusmuşlar, devlete ve Atatürk'e hakaret etmişlerdir.Caminin önünde kıldıkları namazdan sonra bir Aczmendi dua ederken, Kan istemiyoruz, bela istemiyoruz, fakat bizi mecbur ediyorlar. demiş, kendilerine zulüm yapıldığını ve bunun Said Nursi döneminde de yapıldığını ileri sürerek,Atatürk hakkında da, devrin Reisicumhuru Mustafa Kemal Deccal'i diye söz etmiştir.Din baronları her yerdedir.Hizbullah'ın tanık olduğumuz bu korkunç cinayetleri işleyecek kertede genişleyip gelişmesi,işledikleri vahşet noktasındaki cinayetlerin yurt ölçeğindeki yaygınlığı insanı ürpertiyor.Ortaya çıkarılan yüzlerce cinayet, binlerce silah, roketatarlar, havan topları,makineli tüfekler, el bombaları, bir orduya yetecek kadar cephanelik, yurdun dört bir yanında gizli ve etkin bir örgütlenme,bürokrasiye ve eğitime sızma tüm bunlar çok ciddi bir şeriat kalkışması hareketiyle,insanlık dışı bir vahşet örgütüyle karşı karşıya olduğumuzu ortaya koymaktadır. Hizbullah, İBDA-C gibi şeriatçı örgütler birdenbire mi ortaya çıktı.Gökyüzünden mi indi, yoktan mı var oldu Bu gelişmeye yardım edenler kimlerdir.Bir yanda adaletsiz bir gelir dağılımı,yıllarca süren adaletsiz gelir dağılımı,dar gelirli kitleleri,sosyolojik olarak doğaüstü güçlerden çare ummaya yönlendirdi.Bu gibi örgütlerin gelişmesine ortam hazırladı.
Sapık iç ve dış küresel kargaşa senaristlerinin yazdığı senaryo yavaş yavaş işlemeye gerçek pisliklerin üstü örtülmeye başlamıştı.Türkiye üçüncü dünya ülkelerinden daha beter hale gelmişti.İrtica yaygarasını kopartıp yolsuzluklara prim verildiği hortumcuların gözettiği anlaşıldı.2001 2002 ekonomik krizlerinde de bu darbeleri tetikleyen ülkeyi sömürenlerin faturası ağır oldu dış borç 100 milyar dolar arttı Türkiye’yi resmen batırdılar.28 Şubat senaryonun benzeri daha yazıldı ve uygulamaya başlandı.George Soros’un çocukları pkk lı tayad’lı lar Cami avlusunda mini etekle dolaşmaya başladı.Türklerin Ergenekon'dan çıkışını temsil eden Nevruz bayramı nedense bir kürt bayramına dönüşmeye başlamış, kürtler, Türk Devleti'ne karşı başkaldıracak yeni bir fırsat kazanmışlardır.Son 20 yıldaki nevruz kutlamalarına bakacak olursak kürtlerin Türk Devleti'ne isyan ettiklerini görmekteyiz.kürtler her fırsatta isyan etmeye,Türk değerlerine saldırmaya, en azından Türklerle aralarına mesafe koymaya başlamışlardır.Sözde Türk vatandaşları Araplarla birleşmeyi ümmetçiliği savunuyorlar,Irak İran, Suriye yıllardır Türkiye’deki kürtleri kullanıyorlar pkk açıktan destek veriyordu.Abdullah Öcalan,Suriye'de gizli servis tarafından korundu.Ahmet Casım Musa kimliği ile yaşayan Öcalan,kurşun geçirmez otomobillere biniyor,Suriye içerisinde istediği yere rahatça gidebiliyordu.Sahte kimliğinde ise Suriye askeri istihbarat Başkanı General Ali Duba'nın imzası bulunuyordu. Suriye pkk ve apo bizde değil açıklamaları yaparken, her türlü faaliyetini bu ülkede rahatça yürüten pkk militanları 1993 Ekim ayından itibaren askeri üslerde eğitilmeye başlandı.Suveyde Askeri Hava Üssü ile Tednur Hava Üssü'nde militanlara helikopter kullanmaları ve hava saldırılarına karşı koyma taktikleri öğretilirken, bir bölümü örgütün üst düzey yönetiminde yer alan 360 Suriyeliye de maaş bağlandığı Türk İstihbarat birimleri tarafından tespit edilen bilgiler arasında bulunuyordu.Bu tür binlercesi örnek verilebilir.Hepsi de ayrı ayrı değerlendirilebilir.İran, Irak Suriyeliler acaba neden aynı dini paylaştığı Türkiye'ye böyle bir adilikte bulunuyordu.Tüm bu olaylar Şeyh Said isyanı Saidi Nuri’nin Nurculuk tarikatı ile kürt faşizmi kürt milliyetçiliği oluşturuldu.Mersin de ki iki piçin Türk bayrağını yakmasına tayad’lıların bölücülüklerine ses çıkarmayan sözde Türk aydınları sesiz çoğunluğun faaliyete geçmesine bayrağına devletine milletine sahip çıkmasından rahatsız oluyorlar,milliyetçilik Türkiye için tehdittir diyen holding medyası pkk propagandalığı yapmaya devam ederse Leyla zananın bölücü siyasetine destek verdikçe İstanbul medyası Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya pkk nın azıttığı dönemlerdeki gibi asker kontrolü ile girer.
3/29/2005 PATRİK VATİKAN
RAHMİ KOÇ Ruhban okulunun açılması için planlı bir biçimde yılmadan mücadele veren Fener Rum Patrikhanesi,hedefine yavaş yavaş ulaşıyor.Türkiye Cumhuriyeti Kanunlarının engellemelerinden kurtulmak için Fener Rum Patrikhanesi,Lozan Antlaşması gereğince azınlık statüsünden dolayı,Patrik ve kendisine bağlı 12 metropoliti ancak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan ruhaniler arasından seçilebilir.Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin uygun görmediği,onaylamadığı herhangi bir ruhani bu göreve aday bile gösterilemez.Bu kısıtlamadan dolayı Fener Rum Patrikhanesine Vatikan Statüsü verme düşüncesi yani Ekümenlik talebinin nedeni budur.Ekümenlik damgası altında Kostantinople olarak çalışan Patrikhane,Türk ve Rum işadamlarının satın alıp hibe ettikleri gayrimenkulları İstanbul'u sorunlarından kurtarma projeleri,restorasyon,yeniden doğuş gibi gösterip.Şehri esas kimliğinden çıkarıp.Birleşmiş Milletler,Avrupa Birliği,UNESCO ve Dünya Kiliseler Birliği gibi kuruluşların parasal yardımıyla şehrin eski bizans ve Hıristiyan çehresi ön plana çıkaracak ve sonrasında Mülkiyetine sahip olduğu çevre arazileri yerleşime kapatarak,kendi kontrolüne almaya çalışılacak.Proje Fener ve Balat’ın yeniden doğuşu projesiyle başladı.Türkiye'de büyükelçilikleri bulunan tüm Hıristiyan ülkeler,Patrikhane civarında yeni adıyla Kostantinople de birer Din Ataşeliği açacak.Bunlar bir süre sonra Vatikan olacak İstanbul da gelecekte Hıristiyan devletlerin büyükelçilikleri olacak.Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, UNESCO gibi uluslar arası kuruluşlar tarihi İstanbul’u Açık Şehir haline getirecek,Türkiye'nin hükümdarlık hakkı tartışmaya açılacak.Türkiye artık bu gelişmeler sonrasında yaşanacak olayların önüne geçemeyecek.Başta Birleşmiş Milletler,Avrupa Birliği,Dünya kiliseler Birliği,UNESCO gibi birçok uluslar arası kuruluş, tarihi İstanbul’un restorasyonunda katkı sahibi olacak.Şehrin bizantinist ve Hıristiyan karakteri ön plana çıkarılacak.Sonuç olarak şehir bu haliyle dünyaya açık bir ortak şehir haline getirilince, dini ataşelikleriyle, kültür mozaiğiyle artık bir Türk şehri değil, şimdilik sembolik de olsa 300 milyonluk Ortodoks dünyasının kalbi ve kıblesi olacak.Bu safhada Patrikhanenin önderliğinde bizans yeniden inşa edilmiş olacak.Önce İstanbul'un tamamı,kademeli olarak da boğazların Avrupa yakasındaki topraklarımız elimizden çıkarılacak.Ekonomik darboğazlarla boğuşan,dış baskı ve ambargolarla bunalan, yeniden hortlayan pkk terörü ve sözde dost komşularıyla boğuşan Türkiye bu safhada dünyayı karşısına alamayacak,mücadelede edecek ama hiç bir yerden destek de bulamayacak.1941 yılında Fener'de yanan kilisenin yapılmasında maddi destek veren Panayot Angelopulos.Olympic Havayolları sahibi,Fener Patriği yurt dışına çıktığı zaman Angelopulos’un,tahsis ettiği uçaklara biniyor.Olympic Havayolları sembolü kaldırılıyor yerine bizans bayrağı geliyor.Bartholomeos yabancı ülkeleri Bizans Devlet Başkanı sıfatıyla ziyaret ediyor.Rahmi Koç,İstanbul Heybeliada'da Ruhban Okulu'nun açılması ile ilgili ”Biz ne dersek diyelim,Fener Rum Patriği Bartholmeus'u tüm dünya ekümenik olarak tanıyor.Ben de Patriği,Papa ile bir tutuyorum,Papa İtalya’ya ne getiriyorsa,Patrik de Türkiye'ye onu getirebilir” diyor. Vatikan ile İtalya arasında imzalanan Lateran Antlaşmasına göre:İtalya,Kutsal Papalık Makamı’nın egemenliğini tanır.İtalya, Papa’nın Vatikan da ki egemenlik otoritesini ve mülk sahipliğini tanır.Vatikan Kenti'nde yasayanlar, Papa’nın yönetimi ve egemenliği altındadır.İtalya Cumhuriyeti, Katolik Kilisesi'ne,her derecede okul ve eğitim enstitüsünü serbestçe açma hakkini tanır.İtalya Cumhuriyeti,din kültürünün değerini anlayarak ve Katolik Kilisesi ilkelerinin İtalyan halkının tarihi mirasının bir parçası olduğunu düşünerek,Üniversiteler hariç,her düzey ve derecedeki devlet okullarında Katolik dininin öğretileceğini garanti etmeyi sürdürecektir."Vatikan’a bağlı papazlar ve diğer din adamları İtalya devleti tarafından askere alınamazlar.İtalya Hükümeti, Papa'ya bağlı Rahip, Papaz ve Din Adamlarına,Devletin ordusunda, manevi destek sağlamak amacıyla, makam verecektir.Bu anlaşmanın aynısı ekümenlik verilmesi halinde Patrik ve Türkiye Cumhuriyeti arasında imzalanacak.Fener Rum Patriği’ne ekümenik unvan verilmesi isteyen yalnızca Rahmi Koç değil.Amerika en üst düzeyde Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne bu yönde baskılarını sürdürmektedir.Avrupa Birliği’ne girme yolunda Türkiye'nin bugüne kadar imzaladığı, yazılı kabul ettiği tüm anlaşmalarda,Fener Rum Patriği’ne ekümenik haklarının tanınması ısrarla yer almıştır.Kıbrıs’ı Rumlara verdiğimiz gibi, Fener Rum Patriği’ne de ekümenik unvanının verilmesiyle İstanbul da Ortodoks Din Devleti'nin kurulmasını kabul edeceğiz.Patrikhanenin Misyonerlere destek olmadığı söyleniyor.İnanılması güç sırları,gizli geçitleri,şifreleri ve yeraltı yollarıyla Dünya’nın en esrarengiz devleti Vatikan, misyonerlere desteğini gizlemiyor.Vatikan’ın servetinin tam olarak ne kadar olduğu hiç bir zaman açıklanmayan bir sırdır.Yıllık gelirleri bazı kalemlerde açıklanır,yaptığı açıklamalar biraz da abartılarak gösterilir ancak mal varlığı tam olarak asla açıklanmaz Vatikan tam bir Bezirgan gibidir,daima gelirlerinin azlığından yakınır ama ilginçtir ki her geçen yıl biraz daha zenginleşir,biraz daha fazla para kazanır ve güçlenir.Vatikan’ın bu Siyasi+Ekonomik+Dini otoritesinden sıkılan Evangelist Amerikan yönetimi CIA tarafından 13 Mayıs 1981 yılındaki Mehmet Ali Ağca’nın ve Oral Çelik’in gerçekleştirdiği kimilerini göre başarısız bu suikastı Türk Gladiosuna ihale edip Vatikan yönetimine gerçek bir nota verdi.Suikasttan sonra CIA suikastın KGB ve Bulgarlar tarafından planlanıp uygulandığına dair yoğun bir propaganda faaliyeti başlattı.Bu tezin geçerlilik kazanması için CIA'nin tüm yönlendirme olanaklarını harekete geçirdi.1965 yılında tamamlanan 2.Vatikan Konsili’nde alınan kararlar çerçevesinde Vatikan,başta Türkiye olmak üzere Ortadoğu’da,Orta Asya da ki Türk Cumhuriyetlerdeki Hıristiyanlaştırma faaliyetlerine hız verdi.Kendi yayın organlarında Müslüman Kürtleri savunur pozlarında Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ağır hakaretler yağdırmaya başladı.Misyonerler her bölgede farklı çalışıyor.Güneydoğu'da Kürtçe İncil ile Kürtçe dini kitap ve CD dağıttıkları,Hıristiyanlık propagandası içeren Kürtçe filmleri yayınlamak için yerel televizyonlara büyük paralar teklif ettikleri ispatlandı.Vatikan ile bağlantılı çalışan misyonerler,Sakarya'da 3 bin depremzedeyi Hıristiyanlaştırdı.Faaliyet kapsamında konsoloslukların,kiliseler aracılığıyla yapılan vize başvurularını anında onayladığı,öğrencilere de bedava üniversiteye hazırlık kursu verildiği belirlendi.Türkiye için hedefin,10 yıl içinde 5 milyon kişiyi Hıristiyanlaştırarak,yeni bir azınlık yaratmak olduğu belirlendi.Türkiye'deki misyoner çalışmaları,Ermeni Toprakları Merkezi,Avrupa Kiliseler Birliği,Ortodoks Kiliseler Birliği ve Dünya Kiliseler Birliği üyesi kişiler tarafından yürütülüyor.Son zamanlarda bu tür faaliyetlerde Türkiye'nin sempatisini kazanmış olan Güney Koreliler kullanılıyor.Türkiye'deki misyoner faaliyetleri,Karadeniz'de Pontus Güneydoğu'da Yezidîlik,Keldanîlik,Hıristiyan Kürtler,Doğu Anadolu'da Ermenilik,Ege Bölgesi ve İstanbul'da ise Hıristiyanlığın Eski Toprakları şifreleri ile gündeme getirilip,etnik kökenler öne çıkarılıyor.İsrail’in 2003 yılında çıkan yasa ile GAP’ı nasıl satın aldıklarına şahit olduk.Evangelistlerin İncil’i prense göre,GAP 3. Dünya Savası yani Armageddon için kurulmuş.Evangelistler,Türkiye’de faaliyetlerini sürdürüyor GAP bittikten birkaç yıl sonra,doğudan gelecek milyonlarca asker,GAP’ın kuruttuğu nehirden geçecek.Böylece Kıyamet Savaşı denilen farklı dinlerin savaşı Armageddon başlayacak.Evangelistler'in amacı,tüm dünyayı Hz. İsa’nın mesajı ile tanıştırmak.Bu süreç tamamlandığında Hz. İsa dünyaya dönecek ve kendisine inanlar ile birlikte yeniden göğe yükselecek.Bu göğe yükselmenin ardından,Armageddon olarak adlandırılan 3. Dünya Savaşı çıkacak ve 7 yıllık bir kaos ortamı başlayacak.İşte Ortadoğu’da cereyan edeceği tahmin edilen Armageddon’un ve bunu la ilgili tahminlerin Turkiye bağlantısında ilginç bir durum ortaya çıkıyor.İddialarına göre Türkiye’de özellikle 17 Ağustos depremi sonrasında misyonerlik faaliyetleri ve din değiştirenlerin sayısı arttı.Türkiye,Protestan Kiliseler Birliği’nin resmi rakamlarına göre, birlik üyesi kiliselere bağlı yaklaşık 3 bin Türk vatandaşı Evangelist teolojiyi benimsemiş durumda. Bu rakamın birlik üyesi olmayan kilise cemaatleri ile birlikte 5 bine yaklaştığı tahmin ediliyor.Tüm misyonerlik faaliyetlerinin altında Evangelist teolojinin ana omurgasını oluşturan,Hz. İsa’nın müjdesini herkese ulaştırmak şartı ve bu yolla, İsa’nın dünyaya dönüşünün çabuklaştırılabileceği inancı yatıyor.Büyük Ortadoğu Projesi dinsel perde arkası bölgemizdeki işgaller de Evangelistlerin Armageddon inancı doğrultusunda oluşturulmuş Haçlı projesidir.Evangelistlere göre, Armageddon savaşı, Kudüs yakınlarındaki Magedon ovasındaki tepelikte olacak bir Deccal savaşıdır.Bu savaşın öncesinde ise İsrail’in inancında belirtilen sınırlara kadar genişleyerek Büyük İsrail olması şarttır.Armageddon savaşının ardından Evangelistlerin tanrısı Davut’un tahtında Mesih’i hakim kılacak.Böylece dünyevi olan Yahudiler, hem de uhrevi olan Hıristiyanlar muratlarına erecek Amerika’nın Büyük Ortadoğu Projesi’nin yerli dinler arası diyalog tezgahtarları,medeniyetler arası çatışma yok diye geveleyerek,aslında Evangelistlerin bu Armageddon hedefini ve hevesini örtmeye çalışıyorlar.Armageddon Savaşı Müslüman ordusunun İsrailoğullarına saldırmasıyla çıkacak.Evangelistler,Armageddon Savaşı’nda İsrail’in desteklemesi gerektiğini savunuyor.Hz. İsa da İsrail Aslanı olarak dünyaya gelmiştir. Yahudiler,Müslümanlara karşı Armageddon Savaşı’nı kazanmadıkça,Hz. İsa tekrar yeryüzüne dönmeyecek.İsa’nın dönmesi için savaşın çıkması ve kazanılması şarttır.Bu savaşı önce Hz. İsa olmadan Yahudilerdin kazanması lazım.Onun için İsrail ile sıkı bir işbirliği dini nedenlerden dolayı mecburidir.Evangelistler,Hz. İsa’nın tekrar dünyaya geleceğine ve iki bin yıl sürecek bir krallık kuracağına,krallık öncesinde de yedi yıl sürecek büyük sıkıntıdan ve Armageddon savaşından kurtaracağına inanıyorlar., Alkol bağımlısı olan George W.Bush İncil sayesinde yeniden doğduğu söyleyerek ne kadar sıkı bir Hıristiyan olduğunu kanıtladı.Konuşmalarında sürekli Hıristiyanlığı öne çıkardı bütün senatörlerini bizdeki anlamıyla kökten dinci koyu Hıristiyanlardan seçti kendisini öyle bir kaptırdı ki kendini terörizme karşı haçlı seferlerini başladık dedi. 11 Eylül 2001 saldırıları ardından Bush gibi düşünen ondan etkilenen binlerce genç Ortadoğu da misyonerlik faaliyetlerine başladı,gizli haçlı seferlerine başladılar, Müslüman ülkeler deki misyonerlik faaliyetlerinin artarsa Müslümanlar ile Hıristiyanlar karşı karşıya gelip büyük bir çatışma çıkabilir.Misyonerler nedense kimi gerçek kimliğini gizleyip Müslüman gibi davranıyor kimileride Müslüman kişileri Hıristiyan yapabilmek için türlü taktikler kullanıyor misyonerler Müslümanlara sempati duyduklarını ancak İslamiyet’ten hoşlanmadıklarını söylüyorlar aşırı dinci Evangelistler İslam da Allah inanlarının çocuklarını kendisi için ölüme gönderdiğini ancak Hıristiyanlıkta Allah’ın kendi çocuğu olan İsa’yı insanlar için ölüme yolladığını söyleyerek Hıristiyanlığı İslamdan üstün gösteriyorlar Evangelist başkan Bush Ortadoğu’ya özelikle Müslüman ülkeleri yeniden şekillendirme planları Afganistan,Irak operasyonları sonrasında buralara akın eden binlerce genç Evangelist misyonerler çalışmalarına başladı Türkiye Evangelistleri pek tanımıyor ABD sayıları 40 milyonu aşan ve dünyadaki sayıları 250 milyonu bulan radikal Hıristiyan kilisesi aslında Yahudiliğin Hıristiyanlıktaki Truva atı şimdiye kadar gelen tüm Evangelist başkanların seçim kampanyalarına destek Yahudi lobisinden gelmiştir önceki başkan Bill Clinton un eşi Hillary Yahudi olması yeterli şimdiki Başkan Bush’un tarikatı olan Evengelistler Yahudi inançlarını kendi inançları gibi kabul ederek kendilerini kıyamet günü Yahudilerin Abraham babasının Yahudileri ve Evangelistleri kurtaracağına inanıyorlar.Dünyada ise Evenagelistler Yahudilikten daha da ön plana çıkmaya başladı ve Yahudi lobisinin güçü abartılı bir şekilde sunulurken Evangelistler yani Şahinler hep geri planda kaldı biz nedense Amerika’daki en güçlü lobiyi Yahudi lobisi olarak görüyoruz ama ülkede Başkan seçtiren darbe yapan lobi Şahinler.Şahinlerin tüm dünyada din olgusu her alanda özellikle bürokraside de ve savaş konularında her geçen gün daha da etkili oluyor dinler barış unsuru olmaktan çıkıp çatışma unsuruna dönüştürülüyor.Amerika’nın Müslüman ülkelere başlaştığı haçlı seferi ülkeye yöneten Evengelistelerin İsrail’in ve İsrail’in çıkarları için dünyayı ateşe verecek kadar Yahudi sempatizanı olmalarının nedeni Evangelisteler Allah’ın insanlara eşit davranmadığına bazılarını birinci sınıf yarattığına inanıyorlar Yahudiler birinci sınıf insanlar Evangelistler ise Yahudilerin amaçlarına yardımcı olacak kişiler,Evangelistlerin kutsal kitap İncili yorumlamalarına göre Allah insanları iki gruba ayırmış Yahudiler ve Yahudi olmayanlar Allah’ın bir dünyevi bir de uhrevi varmış dünyevi Yahudiler için uhrevi sonradan doğmuş Evangelistler Protestanlar Slavlar için,Müslümanlar,Budistler,ateistler vb insanlar ise tanrı için önem taşımayan gereksiz insanlar.Evangelist Başkan Bush göre Yahudilerin planı ile Evangelistlerin Mesih inancı aynı şey dünyadaki milyonlarca Evangelist Mesih Hz İsa geldiği zaman Yahudilerin onlara yardımcı olacağını Yahudilerin düşmanları 15 yüzyıldaki engizisyon mahkemelerinden dolayı Katolik Kiliseleri Roma ile ve Müslümanlar ile savaşılacak ve Hz İsa geri dönecek tüm dünya ki Hıristiyan alemi buna inandırılacak ve dünya bin yıllık Evangelist yani Amerikan egemenliğine geçecek Bush’un elindeki İncil ile Papa’nın elindeki İncil aynı değil Bush’un elindeki siyasi İncil olan prens olmalı, Bush ve Siyoniszim sevdalısı olan Evangelistler Tevrat kaynaklı hareketle Müslümanlara kin ve düşmanlık beslemekte Bush’un inancı Mesih muhabbeti değil korku imparatorluğu kurma.Türkiye Evangelistler Amerikan Şahinleri konusunda pek bilgili değil Amerika’daki Protestan toplumunun koyu bölümünü temsil ediyorlar bu toplumun nüfus gücü Başkanlık seçiminde de etkili oluyor Bush seçilmesiyle Şahinlerin altın çağını yaşıyor planlar ince ince işleyerek üçüncü dünya savaşı için çalışmalar sürüyor Mesih’in gelmesi için kaos ve korku ortamı yaratılıyor.Türkiye’de ki mezhep farkları ve azınlık hakları ile toplumun kafası karıştırıldı misyonerlerin 20 yıllık asıl planı yüzde 99 Müslüman olan Türkiye’de Hıristiyanlığı yayarak ülkedeki sayıları yüzde10 bulmak kaydıyla Türkiye’de bir Müslüman Hıristiyan çatışması yaratmak ve ulus devleti parçalayarak işgali gerçekleştirmek.Zaten ülkemizde olan siyasi bir Mesih var Amerika’nın Ankara Büyük Elçisi Eric Edlman tam bir Mesih,görev yerlerine ve hayatına bakarsak : Ukrayna göçmeni Yahudi bir aileden olan Eric Edelman’ın annesi İstanbul Yahudilerinden olup ana dili gibi Türkçe konuşur ancak Eric Edelman Türkçe bilmiyormuş gibi davranıyor.14 Aralık 1952 Colombus Ohio da doğdu Eric Edelman seçilmiş ırktan olduğu için kariyerinde hızla yükseldi ve kilit noktalarda görevlere getirildi 1980 yılında Amerikan dışişlerin de ki ilk görev yeri Batı Şeria ve Gazne oldu görüşmeler arabuluculuklar yaptı ve birkaç ay sonra İsrail Kudüs’ü başkent ilan etti.Siyonist efsanesi bin yıllık Yahudi rüyası gerçek oldu.İkinci görev yeri Dışişleri Bakanlığı Özel Danışmanı olarak Sovyet İmparatorluğunda göreve başladı ve Sovyet İmparatorluğunun Çöküşüne tanıklık etti Üçüncü görev yeri Doğu Avrupa Direktörlüğüne getirildi Berlin duvarı yıkıldı Doğu-Batı Almanya birleşti ve Varşova Paktı çöktü.1993 yılında Çekoslovakya Prag Büyük Elçiliğine başladı ve Çekoslovakya karpuz gibi ikiye ayrıldı ve Çek Cumhuriyeti ve Slovakya ortaya çıktı.Bu tür başarılarından sonra Cheney’in özel ekibine girdi ve Bush’un seçim çalışmalarına katıldı.İsrail’in aşırı sağcı Likud partisinin danışmanlığını da yapmakta.Şimdiki görev yeri Amerika’nın Ankara Büyük Elçiliği Eric Edelman’ın her gittiği yerlerde yeni oluşumlar devletler oluşmuş Eric Edelman Haziran 2005 te gidiyor Eric Edelman başarısız politikaları yüzünden gitmiyor 2008 de yapılacak olan seçimler çalışmak için ve kendine verilecek yeni görevi bekliyor., Türkiye’ye uygulanan kurbağa haşlama politikası kurbağayı direkt kurbağayı kaynar suya atarsanız sıçrayıp çıkar ama soğuk suda yavaş yavaş kaynatırsanız tüm sinir sistemi işlevini yitirir istese de çıkmaz.Satılmış işbirlikçi basın Kıbrıs’ın satılmasını meşrulaştırılıyor Rauf Denktaş’ın çığlıkları işe yaramaz her yönden soruncu dinozor olarak aktarılıyor.Patrikhane için düşünülen Vatikan modeli dinler arası diyalog olarak aktarılıyor.Doğu Karadeniz’den Rize,Trabzon dan alınan 500 çocuk Yunanistan da yatılı eğitime tabi tutulup Türklükleri silinip siz pontus evlatlarınınız düşüncesi aşılanıp yeni orhan pamuklar George Soros’un çocukları yetiştiriliyor, bunların hepsini yapan ve Diyarbakır da Nevruz kutlamalarını da finansa eden vakıf Türkiye de George Sorso’un çocuklarını yetiştiren TESEV’dir.Nevruz kutlamalarına katılanlara bakarsak dehap Genel Başkanı Tuncer Bakırhan,dep eski milletvekillerinden leyla zana,hatip dicle,orhan doğan, murat bozlak,AP Milletvekilleri felenas uca ve helin baba, emep Genel Başkanı levent tüzel, Norveç Büyükelçisi hans wilhem langua, Marsilya İl Meclis Başkanı joel dutto,kesk Genel Başkanı sami evren,abdullah Öcalan piçinin o…pu kardeşi fatma öcalan ile havva keser,Uluslararası Pen Sekreteri coanne loocom,Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı pkklı osman baydemir,dehaplı bölge belediye başkanları, sanatçı ciwan haco,gülistan perwer,ibrahim tatlıses,çetin oraner ve koma ciya`nın da aralarında bulunduğu çok sayıda sanatçı, yazar, sivil toplum örgütü başkan ve temsilcileri, siyasi parti başkan ve temsilcileri katıldı.Norveç Büyükelçisi AP milletvekili,Marsilya İl Başkanı Uluslararası Pen Sekreteri 29 Ekim de veya 23 Nisan kutlamalarına niçin katılmıyor ve sürekli olarak bölücü partiler bölücü dernekleri ziyaret ediyor Atatürkçü Düşünce Derneklerini,Ülkü Ocaklarını ziyaret etmemeleri böl yönet politikalarının gereği ve işleyişi için halka nüfuz etmektir.
3/24/2005 BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ
Amerika İsrail merkezli kaos politikalarıyla oluşturduğu “Büyük Ortadoğu Projesi” si tamamen ülkeleri devletsizleştirme ülke halkını da kimliksizleştirme projesidir.Amerika’ya göre model ülke Türkiye, işi organize edecek “Derin Devlet” kısmını halledecek olan ülkede İsrail olacak.Amerikan yönetiminin proje dahilinde yaptıklarına bakarsak ülke yönetimlerine müdahale etme,darbeleri tetikleme,terörist gruplar yaratmak, vb onlarcası.Evangelist-Yahudi-Şeytan ortaklığının tekelindeki Amerikan yönetimi halen uyguladığı politikaya devam ederse batağa saplanacak.Amerikan ekonomisi şimdiki durumu günde 2 milyar dolar açık vermekte bu açığın nedeni 1950’ler den sonra üretim ekonomisini bırakıp kabul ettiği para ekonomisinden kaynaklanıyor Amerikan yönetimi kontrolünde olan devletlerde yaptığı borsa ve para oyunlarıyla verdikleri günlük 2 milyar dolarlık açığı kapatmaktadır.Bunun kalıcı olamadığını bildikleri için dünya enerji piyasasını tekelerine almak zorunda.Şahinlerin Rusya ile yaptığı Hazar petrolü çekişmesinde kazanan oldu ” Ya bizdensiniz ya onlardan” diyerek işe başlayan Bush yönetimi oldu.Hazar petrolü ilk önce Ermenistan üzeri getirilecek ti Türkiye nasıl olduysa Ermenistan’ı projeden çıkardı.Gürcistan üzeri getirilecek olan Hazar petrolüne zamanın da SSCB Dışişleri Bakanlığı yapmış ve Sovyetler Birliği tarafından darbeyle iktidara gelmiş olan Eduard Şvardnadze Rusya’ya olan yakınlığın dan dolayı projeye karşı,Kadife Devrim için ülkedeki bütün sendikalar sivil toplum örgütleri George Soros’un finansmanı ile harekete geçirildi ve darbeyle iktidara gelen devlet başkanı yine darbeyle gönderildi.Amerika ve Avrupa Birliği darbeyi hemen kabul etti IMF kredi musluklarını açtı.Rusya için tam bir hezimet Amerika için zaferle sonuçlandı Rusya-Çin bypass edildi ve Hazar petrolü doğuya değil batıya akmaya başladı.Eduard Şvardnadzeyi emekliye ayırtan Amerikan yönetimi yerine 40 yaşlarında genç dinamik çok iyi derecede İngilizce bilen Amerika da hukuk bürolarında hukuk eğitimi almış gözü kapalı Amerika’ya güven duyan Mihail Sakaşvili’yi göreve getirildi.CIA Gürcistan da Kadife devrim için çalışan görev arkadaşlarının emeklilik işlemleri başladı doğal gazdan zehirlenerek öldürülen Başkan Zurub Jvaniya sonrada Başkan’ın danışmanı Giorgi Gelaşvili de evinde intihar ettirilerek öldürüldü.Gürcistan’a da demokrasi geldi bu ülke de özgürleşti.Gürcistan yenilgisini Putin ülkesindeki Yahudi asıllı Amerika için çalışan petrol ve medya patronlarına çıkardı.Rus ekonomisi enerji ihracatına bağlı petrol fiyatı artıkça rahatlayan petrol fiyatları düşerse zora giren Putin yönetimi bunlara ekrana getiren medya patronu Aleksandır Gussinsky’yi ait milyarlarca dolarlık vergi borçlarını ödemesi için baskı yapıp tüm mal varlığını el koyup Rusya’yı terk ettirdi.Putin Amerikalılar ile Dudayev’i ve Şamil Basayev’i görüştüren ve batıya çalışan ajan Nezamisnya İzvestiya da affedemedi.Putin ülkenin en zengin işadamı olan Mihail Hadorkovsk’un da milyarlarca dolar vergi borçlarını bulup ödemesi için baskı yapıp ülkeden yolladı.Son derece medyatik olan İngiliz Chelsea Kulüp’ün sahibi olan Roman Abramoviç’i de Yeltsin döneminde ülkeden kaçırılan 500 milyar dolarlık Rus kara parasının yurt dışına kaçırılmasından sorumlu tutup ülkeden gönderdi.Bu dört Yahudi kafadarın buluştuğu yer Yukos dünyanın sayılı petrol şirketleri arasında olan bu şirket şimdi Putin’in elinde Putin devletin olan Sibneft ile Yukosu birleştirip dünyanın en büyük 4. petrol şirketini yarattı..
Projenin Kafkaslardaki diğer bir ayağı da Çeçenistan,Amerika ve Rusya burada da çekişti ve hala kazanın olmadığı bölgeye sonun da Vehabiler de el attı Beslan kasabasında yaşanan okul baskını eylemini de Vehabiler organize etti Çeçen’lerin bu direnişi bağımsızlık hareketinden çıkıp süper güçlerin gövde gösterisine dönüştü.Vehabilerin etkisiyle Çeçenlerin haklı direnişi terör olarak nitelendirilmeye başladı.Dudayev’den sonra Rusya’ya rağmen başa geçen Aslan Mashadov'un öldürülmesinin nedeni Dağıstanlı komutan Şamil Basayev’in Çeçen direnişinin başına getirilip yeni bir Dağıstan cephesi açıp Çeçenistan ve Dağıstan’ı birleştirip Kuveyt modeli gibi Hazar petrolü etrafında yeni bir körfez petrol ülkesi yaratmak.
CIA’nin Lübnan da ki faaliyetleri Ekonomi Bakanı Marwan Hamadeh suikastı ile başladı.Bu suikastı da Lübnan da ki iç savaşı önlemek için Birleşmiş Milletler,Avrupa Birliği,Amerika desteği ile Lübnan’a giren Suriye’ye ihale ettiler.Lübnan da MOSSAD’ın ince ince planladığı senaryo 16 yıl sürecek bir iç savaş başladı.Hıristiyanlara çok fazla imtiyazlar verilmesi kısa süre de azınlıkların iç hesaplaşmalarına dönüştü Lübnan ordusu ikiye ayrıldı,koyu bir İsrail ve Amerika düşmanı görünümdeki Suriye’nin Lübnan’a müdahalesi başladı.Suriye’nin Lübnan’a girmesiyle Suni Müslümanları sindirilmeye başladı iç savaş sırasın da Devlet daireleri, hastaneler, okullar yıkılıp tahrip edildi, Ortadoğu’nun en güzel şehirlerinden biri olarak bilinen Beyrut bir harabeye döndü.Suriye müdahale etmeseydi ülkedeki Hıristiyan azınlık neredeyse tamamen yok edilecekti.Tam bu sırada Lübnan’ın Turgut Özal’ı Bay Lübnan Refik Hariri ortaya çıktı.16 yıl süren iç savaştan sonra ülkeyi yeniden yaratı 15 Şubat 2005 tarihinde Aziz George Oteli’nin önünde 350 kilogram patlayıcı ile bombardıman sonucu oluşabilecek etki gibi asfaltlar yerinden söküldü,insanlar yanarak,parçalanarak öldüğü suikast sonucu öldürüldü.Patlamadan sonra halkın olay yerine akın etmesinin engellenmemesi 17 gün sonra bile patlamanın olduğu bölge de cesetler bulunmasının nedeni Lübnan Hükümetinin suikastı ört bas etmesidir.Hariri’nin araçlarında konvoyda bomba uyarıcı düzenekler mevcut nasıl olduysa sistemler kilitlendi uydudan alınan uyarı iletileri durdu.Patlama sonrası hemen bir yalan kurgulandı olaydan 1 saat sonra muhalif birkaç siyası hemen televizyonda direkt suçlu Suriye gösterildi CNN de alt yazılar geçiyor Amerika Suriye Büyük Elçisini geri çekti.Refik Hariri nisan ayında yapılacak seçimlerdeki en büyük Başkan adayıydı.Tek başına iktidara gelmesine kesin gözüyle bakılan Refik Hariri Suriye’nin Lübnan dan çekilmesine karşıydı Lübnan’ın güvenliği için Suriye kuvvetlerinin ülkede kalmasını istiyordu.Hariri’ nin yerine artık Muhalif Dürzi Lider Velid Canbolad Lübnan siyasetine yön veriyor Velid Canbolad Suriye’nin ülkeyi derhal terk etmesini istiyor ve sonrası bildik görüntüler ülkedeki bütün kötü gidişten Suriye sorumlu tutuluyor 1 milyon kişi sokaklarda 14 gün süren eylemler sonucun da Cumhurbaşkanı Emil Lehud tapun ağzın da Başbakan Ömer Kerame istifası veriyor.Bu halk darbesine de Sedir Devrimi adını veriliyor.Lübnan özgürleşti ve demokrasi bu ülkeye de geldi.
Irak ta olanlar bir yana işgale bakarsak herkes esas savaş Bağdat’ta olacak derken, Bağdat savaşmadan teslim edilmişti.Tarih 10 Nisan 2003'ü gösteriyordu.Teslimatı yapan, gerçekte Irak'ta herkesin bildiği ama ortalıkta elle tutulur bir şekilde gözükmeyen Kesnizani tarikatıydı.Tarikat Körfez Savaşından sonra Saddam'ın etrafını örümcek ağı gibi sarmıştı. Saddam'ın eşi,çok güvendiği generalleri ve istihbarat kuruluşlarının basındakiler hepsi bu tarikatın müritleriydi. Kesnizani tarikatı MOSSAD ve CIA tarafından Saddam'ı içten yıkmak, Irak’ı kolayca teslim almak için organize edilmişti.Tarikatın kurucusu Şeyh Muhammed kendisi ortalarda pek görünmüyordu.Medyatik değildi. Onun ismi Irak'ta efsane haline gelmiş getirilmişti.Tarikatın müritlerine MOSSAD'ın hahamlıktan tövbekar hocaları ders veriyor,dönüşüm etkisini göstermiş,bir Kürt tarikatı olan Kesnizanilik Türkmenler ve Araplar arasında da kendisine müritler edinmişti. Zaten uzun yıllardır Kuzey Irak Kürtleriyle temasta olan İsrail işi şansa bırakmak niyetinde değildi. Irak hızlı bir şekilde parçalanmalıydı.Gözüne kestirdiği Kürt tarikatı Kesnizani'lik üzerinden Irak’ın İslami hayatini da kontrol altına alacaktı.Artık Saddam ve çevresinde neler olup bittiğinden Kesnizani tarikatı ve şeyhi vasıtasıyla MOSSAD anında bilgi sahibi oluyor ve gereği yapılıyordu.Tarikatın içine MOSSAD iyice yerleşmişti. şeyh adına rahat rahat operasyon yapar hale gelmişti. Güney'de Şii Müslümanlar Kuzey'de ise Türkmenlerin büyük çoğunluğu hariç sivil Araplar ve Kürtler ile Irak devlet mekanizmasını elinde bulunduranlar Kesnizani tarikatı kullanılarak MOSSAD ve CIA tarafından devrilmişler ve psikolojik harbin kurbanını olmuşlardı.Saddam Irak'ın işgalinden birkaç ay önce durumu fark etmiş,eşi dahil, yakın çevresini etrafından uzaklaştırmıştı.Kesnizani tarikatı intikam almaya hazırlanıyordu.Derken Amerikan,İngiliz birlikleri Irak'a saldırdılar. Güney'de müthiş bir direnişle karsılaştılar. Dünya medyası, ve Türk medyası, asıl savaşın Bağdat ve çevresinde olacağını dile getiriyorlardı. Amerika’nın bu kadar az sayıda birliklerle Bağdat ve çevresindeki direnişi kıramayacağını söyleniyordu.Bağdat ve çevresi Saddam'ın askerleri tarafından hiçbir direnç gösterilmeden Amerikan askerlerine teslim edildi. Irak devlet mekanizması devrilmişti.Şeyh Muhammed müritlerine Amerikan askerlerine direnmemelerini öğütlemişti.Şeyhin emrindeki mürit generaller vatanlarının bağımsızlığı için savaşmak yerine Şeyh Muhammed'in emrine uydular. Bugün Şeyh Muhammed'in liderliğindeki Kesnizani tarikatı Irak'ta devletin ve siyasetin tam orta yerinde faaliyetlerine devam ediyor. Ukrayna da ki Portakal,Lübnan da ki Sedir Gürcistan da ki Kadife devrimleri Kırgızistan’a da ithal edildi.Sivil darbe operasyonlarında kullanılan metotlar hep aynı Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Kırgızistan’da yapılan parlamento seçimlerinin uluslararası demokratik normlara uygun olmadığını açıklıyor darbelerin finansmanı George Soros’ un vakıfları ülkenin gençliğinin beynini yıkayıp yönlendiriyor Başbakan Askar Akayev’in istifasını isteyen muhalefet devlet dairelerine saldırıyor. Kırgızistan'da genel seçimlerde usulsüzlük yapıldığını iddia eden muhalefet adeta geze geze darbe yapıyor. Ülkedeki devlet binaları teker teker ele geçiriliyor.Önce eyaletlerdeki valilik binaları sonra da ilçe kaymakamlıkları işgal ediliyor.Muhalefet lideri Atayurt Partisi Başkanı Roza Otunbayeva Başbakan olmasıyla Kırgızistan da özgürleşecek demokrasi bu ülkeye de gelecek.Usame Bin Laden’in Afganistan’a gelmesiyle projenin Orta Asya bölümü başladı.Sovyet ordusunun 26 Aralık 1979 Afganistan’a girmesi ile Afgan mücahitlere katılan Usame Bin Laden Amerikan ordusunu olağan üstü desteği ile Jelelabad savaşında Sovyet ordusunu hezimete uğrattı üzerinden hiç çıkarmadığı CIA hediyesi olan makosenleri ve CIA görev ceketi bu başarısından sonra hediye edilmişti.Körfez Savaş’ında Kral Fahd’ dan Suudi sınırlarını korumak istedi ancak Kral Fahd Amerika ittifak kurdu ve Suudi Kralı ile ters düştü bunu gibi birkaç olay sonrasında Usame Bin Laden kendine tek düşman olarak Amerika ve İsrailli seçti 1992 Yemen de Amerika askerlerine, 1993 New York ta Dünya Ticaret Merkezi garajına 1998 de Kenya ve Sudan da ki Amerikan elçiliklerine bombalı saldırılar ve 11 Eylül 2001 de ki intihar uçaklarıyla yapılan saldırılar 11 Eylül saldırılarına bakarsak: bu uçakların yolcu uçakları olmadıkları uçakların camlarının olmayışından yakıt ikmal uçakları oldukları kesinleşti ve ikiz kulelerin uçak yakıtının çelik gövdeyi eriterek çökmediğinin tonlarca bombalar ile kontrollü bir şekilde çökertildiği eğer yangın sonucu çökmüş ise enkazdan teröristlere ait pasaportun nasıl bulunduğu Pentagon’un intihar uçaklarıyla değil füze ile vurulduğu uçak kazası ile oluşacak hasarın yarısının bile oluşmayışından uçakların İkiz Kulelere girmeden önce altlarındaki görülen flaş etkisinin ne olduğunun ve uçaklarının normalde İkiz Kulelere çarptığında Kuleleri delip geçmesi gerekirken anında Kulelerin için de infilak etmesi teröristlerinin bu kadar kısa zaman da usta bir pilot gibi bu eylemleri gerçekleştirmesinin imkansız olması Pentagon da ki saldırı sonrası enkaz kaldırma çalışmalarında çalışan itfaiye çalışanların bulunamaması Usame Bin Laden öncülüğün de Afganistan dağlarında gezen cahil köylülerin son moda sibernetik saldırıları yapamayacağı bunun gibi daha birçok kanıt ile Amerikan yönetiminin başarısız senaryosunu kanıtlıyor.Usame Bin Laden görevini tam yaparak İslami Terörürü yaratıp “Büyük Ortadoğu Projesi”ni başlattı. İsrail’in de yazıp uyguladığı senaryolar var burada da karşımıza Çakal Carlos çıkıyor kendini daha çocuk yaşta Marksizm adadı ve Lenin’in ilk adını alacak kadar da Lenin hayranıydı. 1970 yılından sonra dünyanın en çok aranan ve tanınan teröristi oldu Fransa’da bombalama eylemleri OPEC konferansı baskını Uganda’daki FKÖ militanları ile yaptığı Entebbe uçak kaçırma eylemi bu eylem sırasında MOSSAD dünyaya tam bir gövde gösterisinde bulundu ve kendini tanıtı.Gerçek adı İlich Ramirez Sanchez Carlos’tur. Çakal Carlos’un da tek düşmanı Amerika ve İsrail di Çakal Carlos görevini tam yaparak Hamas,Hizbullah,FKÖ adına İsrail’e karşı terör eylemlerinde bulunarak İsraillin güvenliğini Ortadoğu’da sağladı Fransızlar Sudan da yakaladığında ben Müslüman oldum ve adım Salim Muhammet Nuri dedi.
Abdullah Öcalan da aynı Çakal Carlos gibi Marksist ve Leninist fikir çizgisini iddia ederek Vietnam,Kore,Cezayir gibi ulusal mücadelenin olduğu ve kurtuluşun sağlandığı ülkeleri örnek alarak pkk terör örgütü ile 15 yıl boyunca Türkiye’de eylemlerde bulundu.Abdullah Öcalan’ın aslında Ermeni olduğu eskiden beri biliniyor, dile getiriliyordu.Artin Agopyan denen bu piç Abdullah Öcalan diye tanıtıldı.Öcalan soyadı üzerinde bile durulmadı.Kimlerden ve neden öç alıyordu? Abdullah Öcalan ve Kesire Yıldırım Öcalan 1970 ler de yükselen gençlik hareketlerinde Amerika’ya karşı sokaklarda yürümüştü.Abdullah Öcalan’ın örgüt faaliyetleri Mit muhbiri Pilot Necati ile arkadaşlığın dan ve MİT çalışanı Ali Yıldırım kızı Kesire Yıldım ile evlenmesinden sonra hızlanmıştır.Devlet Abdullah Öcalan’ı kullanmak istedi ancak asıl kullanılan Türkiye Cumhuriyeti mi yoksa Abdullah Öcalan mı oldu belli değil boşboğaz her yerde konuşan Abdullah Öcalan’ın dünya gazetelerine ve kendisiyle Suriye de ki kampların da görüşen Doğu Perinçek ve Anıl Küçük’e verdiği demeçler bunlar ”MİT bizi kullanmak istedi bizde onları” 27 Kasım 1978 yılında kurulan pkk 15 Ağustos 1984 yılına kadar parasızlıktan hiçbir eylemde bulunmadı bu ilk eylem emrini de Sovyet KGB’ si verdi zaten o yılarda Türkiye de ki bütün sol örgütler Sovyetler tarafından desteklendi ve hepsi Leninist fikirler iddia ederek devrim adına terör eylemlerinde bulundu pkk birçok ülke tarafından desteklendi en son olarak Markisizimden ve Leninist fikir çizgisini bırakıp ABD güdümlü yapılanmaya gitti pkk tam bir veledi zina kimin çocuğu olduğu belli olmayan bir piçtir.Amaç şimdi daha netleşti Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerini içine alacak şekilde Suriye,İran,Irak toprakları üzerinde Marksist ve Leninist ilkeler doğrultusunda Bağımsız Birleşik Demokratik kürdistan devleti kurmak.15 yıl boyunca eylemlerde bulunan Abdullah Öcalan’ı bitiren Amerikan kontrolünden ve finansmanından çıkıp Almanya ve Fransa ile yakınlıklaşması oldu 15 şubat 1997 Kenya da paketlenip emaneten geri kullanılmak üzere teslim edildi.Asılması gereken kimilerine göre kahraman sayılan bu piç Avrupa Birliği’nin istemediği için asılamamakta İmralı da paşalar gibi beslenip avukatlarıyla gönderdiği yazıları kod adları kullanarak kendi yayın kuruluşlarında yayınlatıp eline sürekli kozlar verilmekte.Yılanın başını küçükken ezmek gerekir bunu yapmak isteyen kahramanlarda Eşref Bitlis,Hulusi Sayın’ın şehit edilesi terörist başını koruyan aramızdaki işbirlikçilerin kurbanıdır.Dünya da Türk lafı tamamen silinmiştir.Eskiden söylenen “Nerde Türkü Aradım Orda Kürdü Buldum Nerde Kürdü Aradım Orda Türkü Buldum “sözü yok artık Türkiye’de Irak ta her yerde Türklük silinmeye çalışıyor.
Kıbrıs ta Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan istedikleri 1856 Islahat Fermanından sonra Yunanistan azınlık ayrıcalıklarından dolayı Girit’in Yunanistan’a devredilmesini istedi zamanın süper gücü İngiltere bunu kabul etmedi.1878 Osmanlı-Rus savaşını bitiren Ayastefonas Anlaşmasından sonra Yunanistan yeniden Girit’i istedi.Şimdiki Annan senaryosunun tıpa tıp benzeri Girit’e özerklik veren bir anlaşma Osmanlı İmparatorluğuna İmzalatıldı.Anlaşmaya göre adada 80 kişilik ortak meclis kurulacak 49’u Hıristiyan 31’i Müslüman Yunanistan bunu beğenmeyerek kabul etti sonrasın da 1913’te Londra Barış Konferans’ın da Girit Yunanistan’a verildi.Annan planın da 200 bin nüfuslu KKTC’ye 100 bin den fazla Rum yerleşecek mülk edinecek sonrasında da bu araziler bizim tabular elimizde çıkın diyecekler.Satılmış medya aracılığı ile bu dönemde yapılan yayınların ne kadar gerçek dışı olduğu Avrupa Biriliği adına sürülen görüşlerin yanlış olduğuna tamamen böl yönet politikası adına yapılan bu siyaset satın alınan medya ve gazeteciler aracılıyla halka benimsetiliyor.Holding medyasının yaptıklarına örnek verirsek :Amerika yönetimi çok önemli bilgilere sahip Rus bilim adamını kaçırıyor.Amaç yeni buluş sahibi fizikçiyi konuşturup kritik bilgileri ele geçirmek.Rus bilim adamı ülkesine bağlılığından dolayı tüm tedbirlere rağmen konuşmaz bunun üzerine CIA tek kişi üzerine kurgulu bir yalan dünya kurar.Bilim adamının izlediği televizyon kanallarından sözde savaş görüntüleri yayınlanır.Kurguyu desteklemek üzerede sadece bilim adamın okuduğu bir gazete çıkarılır.Televizyondaki görüntüleri ve gazete yazılarını teyit eden önceden planlanmış,sürpriz olaylarla gizli telefonlarla Rusya’nın yerle bir olduğu ailesini kaybettiğine inandırılır her şeyini kaybetmiş Rus tüm bildiklerini CIA’ye aktarır.Saygın seçkin holding patronlarımızın papaz efendilerin ellerini yalaması dinler arası saygı olarak aktarılıyor.Holding medyasının yaptıkları ile CIA’nin kurduğu yalan dünya aynı beyin yıkmaya dayalı. Sürekli konuşulan hiç bilinmeyen İsrail’in tarihine bakarsak İngiliz yönetimi altında Filistin'den toprak satın alarak bu bölgeye gelenlerin, ayrı bir devlet kurma konusunda İngilizler ile kavgaya sürüklenince merkezlerini Londra'dan vazgeçerek New York'a taşındıkları ve dünyaya egemen olma çalışmalarını buradan devam ettiler.Arkasına Amerikan gücünü alan Siyonist lobinin, daha sonraları Avrupa'da Hitler olgusunu Sion planı doğrultusunda kullanılmayı başardığı görülmüş ve Hitler'den korkan dünya Yahudilerinin büyük kısmı İsrail'e göç etti. İkinci Dünya Savaşı sonrasında ilk kez Filistin'de Yahudi nüfus Arap nüfusu geçince, Siyonistler Amerika baskıları ile İkinci Dünya savaşı sonrasında Ortadoğu'da bir Yahudi devleti olarak İsrail'in kurulmasını Birleşmiş Milletler kararı ile başardılar..Amerika desteği ve zengin Yahudi lobilerinin her türlü yardımlarından yararlanan İsrail, üç tarafı Arap ve Müslüman nüfus ile çevrilmiş bir bölgede güçlü bir ülke olarak ayakta kalabilmek için sürekli olarak genişlemenin yollarını aramış ve İsrail'in sınırlarını genişletmiştir,İsrail'in kurulmasından sonra Ortadoğu bir türlü barışa kavuşamamıştır.Siyonizm’in büyük planına göre, Yahudilerin Ortadoğu'da bulunabilmeleri için kesinlikle Büyük İsrail Devleti’nin kurulması gerekmektedir. Küçük İsrail ile Ortadoğu'ya egemen olmak mümkün olamayacağı için Büyük İsrail’i kurarak bütün Ortadoğu’yu Kudüs merkezli bir yönetimin egemenliği altına almak kurulduğundan bu yana yarım yüzyıldır, İsrail devletinin amacıdır. Orta Doğu'da İsrail Devletini iki bin yıl sonra yeniden kuruldu.Kudüs'ün yanı başındaki Sion tepesini dünyanın merkezi yapmayı ve burada bütün dünyayı yönetecek bir kale oluşturmayı kutsal bir amaç olarak kendilerine hedef seçenlerin, Tevrat'ta dile getirilen Fırat ve Nil arasında kalan vaat edilmiş toprakları yavaş yavaş işgal edecekler.İsrail devleti ve halkı homojen bir yapıya sahip değildir. Çoğunluğu teşkil eden Sefarad İspanyol, Akdeniz kökenli Yahudilere ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapılmaktadır.Yüksek ve önemli makamları Eşkenaz Yahudiler tutmuştur. Bu iki zümre arasında da çekişme vardır. İsrail'de radikal, fanatik Museviler vardır ki, vaat edilmiş beklenen Mesih zuhur etmeden kurulduğu için Yahudi devletinin meşruiyetini tanımamaktadırlar yıkılmasını bile istemektedirler.Din ve devlet özdeştir laikliğin "L" si bile yoktur. Yine din ile millî kimlik aynı şeydir. Yahudilik babadan değil anneden geçer annesi Yahudi, babası Goi gayr-i Yahudi olan biri otomatik olarak Yahudi sayılır, İsrail vatandaşı olabilir. Babası Yahudi, annesi gayr-i Yahudi olan birisi ise Yahudi ve Musevî sayılmaz. Ortodoks Yahudilikte erkekler ile kadınlar arasında ayırım vardır. Sinagoglarda karışık olarak yer alamazlar.Sofu Yahudilerin yaşadığı mahallelere sefer yapan belediye otobüslerinde kadınların yerleri ayrıdır.Bütün İslâm dünyasında, samimî Müslümanlardan daha koyu Müslüman görünen bir sürü Yahudi ajanı, casusu vardır. Yahudiliğin ve İsrail'in en şiddetli ve koyu düşmanı gibi görünen nice kodaman zengin İslami şahsiyet vardır ki, gerçekte İsrail'in hizmetinde çalışmaktadır. .İsrail'de ve diyaspora Yahudileri içinde Türkiye'yi çok iyi bilen, Türk dili,tarihi,kültürü üzerinde ihtisas yapmış olan, Türkoloji konusunda dünya çapında otorite olan uzmanlar bulunmaktadır. Türkiye'de ise doğru dürüst İbrani’ce bilen, İsrail konusunda uzman olan hemen hemen hiç kimse yoktur. 19'uncu ve 20'nci yüzyılda Türk milliyetçiliğini çıkartan kişilerin bir kısmı Yahudi’dir. Bunların en meşhuru, Tekin Alp takma adıyla kitaplar ve makaleler yazan Selanik Yahudilerinden Moiz Kohen'dir.İsrail Türkiye'deki Yahudileri Ortodoks Musevî olarak kabul etmemekle birlikte onlardan dolaylı şekilde faydalanmaktadır.Ortodoks Yahudileri İsrail halkının ancak yüzde 10'u veya 15'i kadardır. İsrail’e en muhalif devlet İran’dır.Siyonizm İran konusunda büyük endişelere sahip ve ezilmemsi gerekiyor.Bunu yapmak için İran ve Irak arasında sekiz sene süren, 2 milyon insanın ölümüne yol açan savaş da kışkırtma ile çıkmıştır.Ortadoğu her geçen gün biraz daha savaşa itilmektedir.İsrail’in Filistinlilere yaptığı zulmü Yahudiler bile lanetliyor, Şapkalı sakallı dindar Yahudiler ellerinde Filistin bayrakları pankartlar açmışlar, "İsrail’in Filistin halkına yaptığı zulmü kınıyoruz" diyor.Bütün dünya İsrail’i kınıyor, nice vicdanlı Yahudi bile İsrail’i tenkit ve protesto ediyor.İktisadi ve malî durumumuz çok kötü de olsa karşılığında yüz milyarlarca dolar vaat edilse de maceralardan uzak durulmalıdır.İsrail, varlığını sürdürebilmek için bütün Ortadoğu’da bir "Yahudi Barışı" kurmak istemektedir. Mısır’ı pes ettirdi. Ürdün zaten çantada keklik Suriye ile gizli anlaşmaları var Irak’ı şu anda fiilen üçü bölüp parçalanmıştır.Türkiye'yle ittifak kurmuş ve onu kendi nüfuz bölgesi içine aldı. İran’daki rejimi yıkmak için çalışılıyor.
AKSA JAKOBENLER
Jakobenler Yahudi asıllı Franzsız zenginleri Fransa’nın 80 ilinin 60’ın da isyan çıkarıp halkı ayaklandırdılar.Devrim için yapılan isyandan sonra bütünlüğü bozulmuş olan ülkeye Alman orduları doğudan ve kuzeyden İngilizler de batıdan ve güneyden saldırdılar.Fransa bitmiş tükenmiş çaresiz haldedir.Jakobenler 1789 devriminden sonra 2 Haziran 1793 te Maximillian Robespirre başkanlığında yönetimi ele geçirdiler ve kısa zamanda işgal güçleri ülkeden def ettiler.Tüm dünyadaki gibi Fransa’nın da ekonomisi Yahudilerin elindeydi Jakobenler tahılda spekülasyon yaratıp yapay bir buğday darlığı yarattılar buda çok geniş bir açlığa yol açtı halk kısa zamanda ayaklandı şimdiki anlamıyla Fransa da sosyal patlama yaratıldı.Bu Jakobenlerin torunları şimdi Amerika da Amerikan siyasetine yön veriyorlar her dönemde aynı saldırgan sapık siyaset, sadece isimleri renkleri değişiyor sayıları 20 aşmayan “ think-thank Yahudi sermayeli resmi olmayan kuruluşlar.Washington’un izlemesi gereken politikayı belirliyorlar gibi gözüküyorlar ama bunlar Kuru Kafa ve Kemikler Tarikatı, İlluminati Tarikatı’nın senaryosunu yazıp uyguladığı Yeni Dünya Düzeni’nin piyonları,Türkiye içinde son derece düzgün tıkır tıkır saat gibi işleyen sapık kıyamet senaryoları üretmekteler.Jakoben torunu Amerikan aydınları pkk terörünü kürtlere kimlik kazandırma misyonu olarak görüyorlar.ABD ve İsrail’in himayesinde kurulan kukla kürdistan ile kürtler siyasileşecek,kendi güvenliği için Türkiye’nin kırmızı çizgilerini Ortadoğu’da çiğneyerek 50 yıldır müttefik gördüğümüz ABD bizi saf dışı edip Kuzey Irak’ta ikinci bir İsrail kurup petrol gelirleri ile Kuzey Irak’ta ki Kürtleri refah içinde yaşatıp intihar saldırıları ve aşiret savaşları yüzünden devretmediği Irak yönetiminde kürtlere yer verecek.Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu da ki Türkleri de etkilemeye çalışacaklar.Türkiye’de yayılan Amerika karşıtlığı Genelkurmaydan gelen Amerika karşıtlığına “ gayet normal” açıklaması vb işlevler sonrası think-thanklar Türkiye’ye savaş açtı.25 yıllık planın 5 yılı kaldı 1984 de başlayan pkk terörü ile şimdiki kurulan kukla kürdistan devletinin amacı aynı Türkiye de ki Türklerin yaşadığı GAP bölgesini kontrol altına almak Kuzey Irak ta ki kürtlerin petrol gelirleriyle artan refah düzeyine imrenen Doğu ve Güneydoğu Anadolu Türklerimiz İsrail ve Amerika’nın himayesine girmeyi isteyecekler isyanlar başlayacak GAP bölgesine kürt bayrakları asılacak azınlık olduklarını kabul ettikleri anda tamamen iş bitmiş olacak.kürt sorunu 100 yıl önceki sömürgecilik düzeni,şimdi demokrasi insan hakları ile ülkeleri teslim alıp ulus devleti parçalayıp yerine kukla devletler yaratmadır. GAP bölgesinde Amerikalı ve İsraillilerin toprak aldıkları hamile Yahudi kadınların gelip Urfa Diyarbakır’da doğum yapmaları ve şimdiki İsrail Genel Kurmay Başkanı Diyarbakır doğumlu Moşe Yaalon’un asker kaçağı olduğundan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkarıldığı hiçbir yerde açıklanmıyor.Bölgede pkk ile ilişkisi olmamış saygın kişiler ve şirketler İsrail ve Amerika adına toprak alıyor.GAP bölgesi elimizden gidiyor Filistin gibi topraklarımız satılıyor.Zaten ellerindeki medya ile Amerikan karşıtlığı potasını eritip istediklerini yapacaklar think-thank lerin yazdıkları sapık senaryolar da saat gibi işlemeye devam edecek.Bu düşünce kuruluşları Amerikan yönetimi için Türkiye’ye karşı savaş başlattı Metal Fırtına kitabı da bir psikolojik savaştır halkın beynini ele geçirmedir bunu yaptıkları anda zaten ülkeyi de ele geçirdiler demektir..Kitap İngiliz ve Amerikan kaynaklıdır kitabın en az bir bölümünün asıl metni İngilizce’dir kitapta Türk ordusunun silindir gibi ezileceği Amerikan ordusunun yenilmez süper güç olarak gösteriliyor T.S.K kuvvetlerinin dağlara fare gibi kaçtıkları gibi asılsız iğrenç iddialara yer vermişler Amerika ordusu serseri çapulcu sivil hayatında dikiş tutturamamış sırf macera için askerlik yapan paralı askerlerden oluşur.Yenilmezliği falan yoktur.Bu iki yazara da Türkçe ye çevrilmek üzere verilmiştir.Amerikan düşünce kuruluşları think-thankler halkın beynini ele geçirdikten sonra devreye George Soros giriyor aslında George Saros değil tüm dünyada iktidar kuran bütün siyasilerin okumak için aldıkları Rhodes ve Rockefeller burslarınındı arkasında olan Rothschild ve Rockefeller aileleri vardır bu ailelerden Rothschild ailesi 2000’li yıllara 3 Trilyon dolar Rockefeller ailesi de 2 Trilyon dolar servetle girdiği biliniyor.Yahudiler için bir vatan gerekliydi vatanda Siyonizm’in birinci efsanesi Kudüs’te bir Yahudi devleti her şey hazırlandı ancak Yahudiler yaşamlarını işlerini bırakıp göçe zorlanmalıydı Hitler’in yükselişin de dünya bakancılık ve enerji sektörünü tekelinde bulunduran iki ailenin olduğu ayrıca Amerikan Merkez Bankası olarak gördüğümüz Federal Rezerv Bank’ında sahipleri olduğu söyleniyor.Bu aileler tüm dünyadaki sivil toplum kuruluşlarını örgütlüyor.Türkiye de ki sivil toplum kuruluşlarınabir yılda 1 milyar dolar para aktardılar.Amerika da ki Yale,Oxford,Harvard Üniversitelerine de kaynak aktarmaktalar.Bu üç üniversiten mezun olanlar Amerikan yönetimine gelmekteler Yale’nin 2005 bütçesi 35 milyar dolar Oxford’un 30 milyar dolar Harvard’ın ki 28 milyar dolardır Bu üç üniversitenin bütçesi Türkiye’nin dış borcuna yakın sayılır. Rothschild ve Rockefeller Amerika’yı iç borç verip vergi geri dönüşü ile sömürmekte .Bu iki ailelerin Türkiye de ki ayağı TÜSİAD tır TÜSİAD da Rothschild ve Rockefeller’ların işlerini Türkiye de üslenmiş durumda TÜSİAD’ın Türkiye de ki misyonu borsa spekülasyonu yaratmak para ile oynamak değil ekonomi için de zaten borsa önemli değil TÜSİAD’ ın görevi döviz kurları ile oynamak. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nı markaja aldıktan sonra tamamen by-pass edip kuru istediği gibi yükseltip sanayi-üretim ekonomisini vurmak kuru düşürüp bankacılık sektörünü çökertmek kurdaki ufak oynamalar ile bile ekonomi zorlanıyor şimdiki gidişata bakarsak petrol fiyatları çıktıkça Türkiye ödeyeceği fatura artacak kurlar yukarı fırlayınca kamu zamları gelecek ülkedeki tüm sermaye hareketleri sıkışacak ve kilitlenecek sonuç gene aynı olacak Türk ekonomisi gene batacak.Kasım 2000,2001 Şubat krizleri Amerikalı spekülatörler ile yapıldığı gerçeğini kabul etmeyenlerimiz var.Bankaların içlerini boşaltanları ihaleye fesat karıştıranları Amerikalılar yaptı demiyorum ama hazinenin içi bir gecede 50 milyar dolar boşaltıldı ve piyasa da 10 milyar dolarlık döviz spekülasyonu yaratarak koca ülkeye yıktılar.Merkez Bankası Müdürü Gazi Erçel Bildenberg toplantılarında kendi yandaşlarına haberi uçurdu.Türkiye’yi ABD’nin kucağına oturtup bir günde % 50 fakirleşip 20 milyon insanı işsiz bırakan esnafı kan ağlatan sürecin sorumlusu Büyük Klüp,Rotary,Lions ,Bildenberg’in üyeleri olan holding patronlarıdır TV de çıkıp battık yandık diye timsah gözyaşları akıtarak milleti salak yerine koydular hepsi zaten bütün Türk Lirası mevduatlarını dövize çevirdi göstermelik olarak ta bunlara ve ahbaplarına haber uçurdu diye Merkez Bankası Müdürü yargılandı.Kurtarıcı olarak da Kemal Derviş gönderdiler.Türkiye’yi güçsüz düşürüp IMF olan 1.5 milyar dolarlık borcu ötelemeyip dilenci durumuna düşürüldük.Şimdi Türkiye Amerika ilişkisine bakarsak Amerika bir fil Türkiye koyun durumun da ,Amerikan yönetimi “Ben dev bir fil sen ise mecburen koyunsun gel yatağa girelim muhabbet edelim ”diyor.Amerikalılar ne yapacakları işine önce film çekip,kitap yazıp harekatın denemesini yapıyorlar bunu yapmaları da ki amaç işgal edilecek ülkenin nabzını ölçmek gelecek tepkiler ile planlarını yeniden oluşturmak , yeni çektikleri sinema filmlerinden birinde Türkiye’nin Polonya Büyükelçiliği beyaz kadın ve uyuşturucu ticareti merkezi gösteriliyor Batı Yakası yapımda Türk ailesi aşağılanıyor vb yapımlar olacak.Amerika artık kendi toprakları için oluşturduğu halkına tattırdığı refahı korumak için savaşmak zorunda 200 yıllık bir ülke Türkiye,İran,Rusya gibi 1000 yıllık ulus devlet anlayışı yok halk ancak para ile bütünleşiyor.Bitmek bilmeyen stratejik araştırmalar analizler yapmak zorunda,yaptığı sinema filmleri çıkardığı kitaplar ile hedefleri önceden belirleyip belli bir süre göz hapsi sonrasında tehdit süreci bahane araçları olan nükleer,kimyasal silah varlığı İran yılardır kaynayan ülke Muhammed Hatemi tarafından biraz rahatlatıldı İran derin devletini başı olan Muhammed Rafsancani 1999 ve 2000 de ki öğrenci olayların da İran istihbaratı SAVAMA ile suçsuz o kadar insanı fişledi ki ülkede temiz insan kalmadı sürekli kaybeden bir toplum oluştu her an İsmail Cem’in hiç ağzından düşürmedi sosyal patlama oluşabilir.Amerikan yönetimine göre İran’ı karıştırmak kolay 20 milyon Azeri 5 milyon kürt yaşıyor.İran Irak ve Afganistan gibi dışarıdan yönlendirmeyle yıpratılıp parçalanacak bir ülke değil. 2 kere İngilizler desteği ve bir kerede Sovyet desteği ile Azeriler ayaklanıp devlet kurmaya çalıştı hepsi kanlı bir şekilde bastırıldı.11 Eylül den sonra İran yeteri kadar zayıf görünseydi atılan iftiraların daha ileri boyutlarındaki iddiaların hedefi olarak işgal edilecekti.Suriye ve İran birine yapılan bir ABD saldırısında diğeri otomatikman savaşa gireceği bir anlaşma yaptılar.ABD kürtler ve Azerileri kullanarak İran’ zayıflatıp işgal edebilir bunun içinde Türkiye’ye ihtiyacı var Kuzey Irak’ta ki kürt devleti ve çuval geçirme olayından sonra Türkiye’den destek bulamaz, yapılacak CİA kurduğu üretilen kimyasal silahların direkt olarak İsrail’e satan Yalova da ki AKSA AKRİLİK A.Ş adı altında çalışan kimyasal silah üreten bu tesisi İran’dan atılan bir Amerikan füzesi ile tesisi vurup İran’dan Türkiye’ye kimyasal bomba atıldı denilip İran-Türkiye savaşı çıkarıp bir taşla iki kuş vurmak.Türk halkının % 82 si Amerika’yı açık tehdit olarak görüyor şimdi ki durumda ve gidişatta ne AKP ’nin ne de şimdiye kadar gelmiş yönetimlerin suçu var 3/20/2005 ERGENEKON
Ülkemizde yaşayan hain dönek çift dinli sebataycıların demeçleri; “20. yüzyılda yahudiler iki devlet kurmuştur. Türkiye ve İsrail’dir”. Amerika başkanı, Amerika’da eğitim gördüğü sırada 33. derece mason olan Süleyman Demirel’i ziyaret ederek, kuracakları yeni dünya düzeni hakkında bilgi vererek Demirel’in yerini belirlemiştir. Ülkemizdeki satılmış yazarlar ulusal kurtuluşumuzu sağlamış olan Mustafa Kemal Atatürk’e küfür eden asılsız iğrenç iftiralar atan rıza nuri gibi yazarlar, Atatürk’ü kendileri gibi sebataycı ve mason ilan ediyorlar ancak gösterdikleri kaynaklar ise hep İngiliz ve Fransız kaynaklarıdır. bu İslamcı gibi davranan satılmışlara örnektir. Bir de entelektüel satılmışlarımız var Orhan Pamuk, Moon tarikatı üyesi ve sebatataycıdır “30 bin kürt ve 1 milyon ermeni öldürdük”, fanatik ermeni ve pkk lıların dışında kimse böyle bir açıklama yapmazken, Orhan Pamuk’ta “ben biliyorum bu iş böyle oldu” deme edası nerden geliyor. Amerikan basınına verdiği demeçler “korkudan Türkiye’ye gidemiyorum” vb saçma sapan açıklamalar, bence bu adama bir an önce Nobel ödülü verilince o zaman bizde Orhan Pamuk’ta rahatlar. Mason ve sebatist yapılanmanın Atatürk’ü silme çalışmaları, İsmet İnönü’nün Türk liralarındaki Atatürk resmini silip yerine kendi resmini basması ile başladı. Zaten İsmet İnönü’nün eşi Mevhibe hanım Bülent Ecevit’in eşi Rahşan hanımda sebataycıdır, belirli dönemlerdeki sebataycı yazarlar, Halide Edip Adıvar, Emin Yalman, Abdi İpekçi, şimdiki en büyük kalemleri Orhan Pamuk ile Türk halkını yozlaştırma çalışmalarında bulundular.Ekonomik güçleri ile ülkeyi sömürdüler siyaseti onlar belirledi ve askeri darbeleri organize edip tetiklediler, bu çarka çomak sokanlar veya kendi istekleri dışında yazan kalemlerin kalemlerini teker teker kırdılar. İş adamı, gazeteci, akademisyen, vb.. hepsi saygın aydın Kemalist ve laik önderler gibi görünerek bu örgütler için çalıştılar. Bu örgütlerin yönetimine gelirsek; örgütlerde hiçbir zaman bir asker başkan olamaz, sadece üye olarak bulunur, emekli olan bütün üst düzey askerler hemen bir holdinge danışman veya strateji uzmanı olarak işe başlar (Korkmaz Yiğit’in danışmanı Güven Erkaya ,Cavit Çağlar ve Hayyam Garipoğlu nun danışmanı Teoman Koman liste uzayıp gidiyor..). Türkiye’nin başına gelmiş en büyük rezillikleri yapan Çevik Bir bu hiyerarşiyi bozarak başkanlığa aday oldu, 28 şubat için üstün performans ile çalıştı, Ankara Sincan da tankları yürüttü, bu ortamın oluşması için radikal dinci gruplar maddi olarak desteklenmeliydi, gerekli finansman kaynaklarını saygın holding patronlarımız Koç,Sabancı,Doğuş,Şahenk,Karamehmet’ler tarafından karşılandı.28 şubat’ın laik devletteki din olgusunu temizlemekle hiçbir ilgisi yoktur. 28 şubat kararları, medyanın yanlış yönlendirmesi ile halka yeşil İslamcı sermaye olarak tanıtılan Anadolu sermayesini bitirip yerine sebataycı ve mason sermayesini yerleştirme operasyonudur. Ülkemizde kendileri için gerektiğinde tetikçilik yapan ancak daha sonra bu örgütlere ters düşen, Uğur Mumcu,Ahmet Taner Kışlalı,Hablemitoğlu gibi birçok kalemin, kalemini kırmışlardır. Bütün saygın holding patronları; kendi adamları olan Güneri Civaoğlu,Emin Çölaşan,Ertuğrul Özkök, Fatih Altaylı’dan başkasına demeç vermez. akit ve vakit vb .. gazetelerde diğer beyin yıkama kimliksizleştirme araçlarıdır.1980 sonrasında ülkücüleri, Mit mafya olarak kullanmaya başladı. Bu Mit için doğru bir oluşumdu, hiçbir fikri ayrılığı oluşmayacak grupla çalışmak Mit’i memnun etmekte idi. Örgüt için tehlike oluşturan Hiram Abbas, Cem Ersever, Mehmet Eymür ortadan kaldırılacak ve yerlerine Mehmet Ağar ve Şenkal Atasagun getirilecek. Şenkal Atasagun göreve gelmesiyle ilk işi Çeçen Lider Dudayev’i ortadan kaldırmak oldu, bunu da dönemin başbakanı Erbakan sayesinde başardı. Erbakan tarafından Dudayev’e bir uydu telefonu hediye edildi (telefon Amerikan Nec marka). Bununla Amerikalılar tarafından yeri belirlenen Çeçen Komutan Dudayev Ruslara satıldı. 28 şubat sonrası devlet yeniden yapılanmaya giderek Mehmet Özbay kod adılı Abdullah Çatlı’yı ve Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ı tasfiye eder.Abdullah Argun, Haluk Kırcı, Oral Çelik yetim bırakılıp bitmek bilmeyen bir yargılama sürecine sokulurlar, zamanında Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını da günah keçisi ilan edilip idam edildi, şimdi de Korkut Eken ve Sedat Emin Bucak vatan haini ilan edildi. leyla zana’nın, apo’nun avukatlığını yaptığını ve apo için sayın başkanım demesini kanıtlayan, ayrıca aşiretinden olan yüzlerce akrabası pkk ile girdikleri mücadelede sırasında öldürülen, Sedat Emin Bucak, leyla zana dan daha adi bir vatan hani ilan edildi. Bu konsey bir operasyon gerçekleştirecekse hemen bir suni gündem yaratılıp yapılacak işlerin üstü kapatılır, bankalar hortumlanırken yaratılan, YÖK, başörtüsü, şal gündemi ve Üzeyir Garih öldürüldüğünde yaratılan Pınar Konuşkan gündemleri gibi. Süleyman Demirel’in yiyeni Yahya Murat Demirel in bir türlü yurt dışına kaçamamasının sebebi bu banka hortumlama olaylarının bir kişiye ihale edilip sürekli medya tarafından şamar oğlanı olarak kullanılması gerekli idi, buda Murat Demirel oldu.Bu banka hortumlama olaylar gündeme gelme imkanı yoktu ancak Mossad’ın Türkiye'deki kasası olan Nesim Malki’nin öldürülmesinden sonra Mossad kaybolan 8 milyar dolarının peşine düşüp seri suikastlar işleyince kendi kendini vurdu Alaaddin Çakıçı-Mesut Yılmaz-Güneş Taner-KorkmazYiğit bağlantıları ortaya çıktı. Türkiye de ki kasaları olan Nesim Malki’nin ölmesinden sonra Mossad kaybolan parasını ülkemizde iş yapan Yahudi Üzeyir Garih, İshak Alaton, Asil Nadir gibi birçok işadamından bunu tahsil etmeye karar verdi Üzeyir Garih maşayı tersten tutup Türk yetililerle konuşsrak kendi idam fermanını imzaladı .Üzeyir Garih zırhlı araçlar ile korumasız dolaşmayan sürekli tedbirli önemli bir işadamı ,o gün görüşmeye giderken yanına korumasını almaması çok güvendiği biriyle gizli bir şey görüşeceğini akla getiriyor.Mezarlık ta ibda-c sempatizanı Yener Yermez tarafından direkt karaciğerin den ustaca bıçaklanarak öldürülmesi Kayseri otogarında Yener Yermez paket edilip polislere teslim edilmesi görgü tanıklığı yaparak”2 kişiydiler birisi ellerini tuttu diğeri bıçakladı ”açıklaması ile ortalığı bulandıran otoparkçı Ayhan Yılmaz’ arabasında vurularak öldürülmesi bunların arka plana alınıp Pınar Konuşkan ve arkadaşının açılarla dolu hayatının çuk diye gündeme yerleştirilmesiyle Mossad ve örgüt tam gövde gösterisinde bulundu
Büyük kulüp; Bütün bu işleri yapan, Nato üyesi ülkelerde Cia tarafından kurulmuş, Mossad’ın organize ettiği ERGENEKON isimli örgüttür. Topluluk çıkarları için sağ sol hiç fark etmez, “Tam Bağımsız” ve “Türkiye Türklerindir” puntalı gazeteleri ile Kemalizm ve laiklik ile oynayarak, Koç ve Sabancı gibi büyük holdinglerin çıkarlarını, Türkiye'nin çıkarlarından daha çok gözeten bir topluluktur. Bu örgütün ülkemizde ki kolu Büyük Kulüp tür. Aynı zamanda Hz. İsa’nın kan tasını koruyan sapık topluluk Tapınak Şövalyelerinin de yurt dışındaki yayın organı ile aynı ismi kullanıyorlar. Büyük Kulüp, Masonlar, Sebataycılar, Siyonistler, Evangelistler, Kuru Kafa ve Kemikler Tarikatı hepsi Siyonizm Tapınağı Tarikatı altında toplanıyorlar. Bir zamanlar Deniz Kuvvetleri komutanlığını yürüten Güven Erkaya, 12 Eylül sonrası Başbakanlık yapmış olan Bülent Ulusu Büyük Kulüp başkanlığı yapmışlardır. Süleyman Seba Mit’ten emekli olmadan önce Mit İstanbul Bölge Müdürü idi, Alaaddin Çakıcı’nın kulübe kabulünü Süleyman Seba sağlamıştır. Alaaddin Çakıcı’nın biran önce yurt dışına kaçması gerekiyordu, çok şey biliyordu ve konuşursa Türkiye'de yer yerinden oynardı. Alaaddin Çakıçı devlet kontrolünde kaçırıldı ve Sinan Engin kendisine verilen talimatı uyguladı.
Manevi Cihazlama Teşkilatı; Protestan Tapınak Şövalyelerinden olan Amerikalı Frank Buchman tarafından 1929 da kuruldu. baba Bush ve oğul Bush un üyesi oldukları Evangelistler bu tarikatın alt kurumudur, bu tarikat Türkiye'de Fakirleri Koruma Derneği adı altında Beyoğlu’nda Asmalı Mescidi ile aynı sokakta faaliyet göstermektedir. Derneğin kurucusu 33. derecede mason olan Prof.Fahrettin Kerim Gökay’dır, her yerinde masonluk işareti olan heykellerle dolu olan Göztepe’deki köşkü bu örgütün toplantı merkezidir, diğer toplantı yerleri ise İsmail Ağar’ın Kadıköy’deki köşküdür, Mehmet Ağar’la bir akrabalık bağı yoktur, ancak Rıfat Zorlu’nun akrabasıdır, Ayasofyanın Ortodoks ibadetine açılmasını ve ruhban okulunun yeniden açılması hakkında görüş bildiren ilk kişidir. Hazım Atıf Kuyucak ise Türk masonlarını moon tarikatında temsil eder. Bu kulübün susurluk sırasında adı geçmişti ve başkanı gizlice gidip Türkiye’deki İtalyanların temiz eller operasyonunu yapan savcılar gibi temiz elleri başlatan Cengiz Engin ve Engin Baltacı’ya ifade vermişti. Bu tarikat tamamen birbirine bağlı sayılmaz yani kendi aralarında da görüş ayrılıkları olabilir, tıpkı Cem Uzan da olduğu gibi, Özal, Koç, Sabancı, Karamehmet her birsi tek başlarına Uzanlar’a karşı başarılı olamadılar. Uzanlar’ın Nokia’ya yaptıkları falan pek önemli değildi, ama uluslararası bu örgüt, Amerikan Motorolaya atılan 3 milyar dolarlık kazığı affetmedi ve Koç-Sabancı ittifakını kurup Uzan ları bitirdiler. 3 kasım 1996 gecesi şarjor sesleri,makineli tabancalar,tevkif müzakereleri,susturucular,operasyonlar,sigaradan duman altı olmuş izbe odalar,yeşil pasaportlar,sahte kimlikler,sahte silah ruhsatları bir ülkeye adanan sevda şiirleri ile gecen bir ömür ansızın çıkagelen bir kamyon Efsane Ülkücü Abdullah Çatlı, Kocadağ ve Gonca Uz’a mezar olan Mercedes kazadan daha yarım saat bile geçmeden bütün haber bültenlerinde aracın markası modeli plakasına kadar Abdullah Çatlı’nın kullandığı Mehmet Özbay adlı sahte kimlik nasıl öğrenildi.Anavatan Partisi Başkanı Mesut Yılmaz çoğunlu ülkücülerden oluşan kurmayları ile bu olayın üzerine nasıl gitti.MİT Kontr-Terör Daire Başkanı Mehmet Eymür Abdullah Çatlı’nın asalaya karşı eylemlerde kullanıldığını ancak Abdullah Çatlının daha sonra Emniyet ile çalıştığını açıkladı.Mehmet Eymür MİT görevlisi Tarık Ümit’in Abdullah Çatlı tarafından sorgusunun sona ermesi için Mehmet Ağar ve İbrahim Şahin ile görüşmesi devlet içerisinde ki kliklerin çatışmasıdır.Üç kafadar Dursun Karataş, Bülent Uluer, Paşa Güven dev-yol un İstanbul’da örgütlenmesi için çalıştılar ancak yapılan yanlış ASKİ bildirgesi ile örgütle olan ilişkilerini askıya aldılar.12 Eylül sonrası birçok örgüt yöneticileri yurt dışına kaçtı ancak 29 polisin elinden kaçan ve Nihat Erim, Gün Sazak, Hiram Abbas, Hulusi Sayın, Kemal Kaycan, Özdemir Sabancı suikastlarını gerçekleştiren Dursun Karataş bu eylemleri savunduğu devrim adına mı yoksa ERGENEKON adına mı yaptı.Bu Dursun Karataş’ın yakalanması için polislerin harekete geçirilmesi ve polislerin elinden kaçması devlet içersindeki feodal güçlerin çatışmasındandır.Özdemir Sabancı suikastı da devlet içerisindeki tam olarak kontrol edilemeyen çekirdek kadro tarafından dhkp-c havale edilmiş halidir Sabancının kürt sorunu hakkında barış düşündüğünü açıklaması devlet tarafından sert bir şekilde uyarılmalarıyla sonuçlandı.Dursun Karataş İnterpol tarafından 174 ülkede 50 ayrı suçtan aranmasına rağmen bir türlü yakalanmaması 29 polisin baskınından kurtulması belli güçlerin göz yumması ve yönlendirmesiyle olur.Bu çekirdek kadronun her kesim içerisinden ideolojik fark gözetmeksizin kullandığı insanlar var kimi zaman devrim için yanıt tutuşan Dursun Karataş, Paşa Güven kimi zaman da kalbi vatan sevgisiyle dolu Abdullah Çatlı kullanabilen içerisinde asker emniyetçi profesör bulunan tam bağımsızbulunduğu ülkede kontrol edilemeyen ancak belli güçlerin kontrol edebildiği bir güçtür rivayetlere göre Gladio Konsey Ergenekon ........ Büyük kulübe kimler üye... gündüz kılıç, bülent ulusu, cevher özden (banker kastelli) ali rıza çarmıklı, a. emin yalman, (tek dünya fikrini yayma cemiyeti"ni dahi kurmuştur.), ömer çavuşoğlu, -kardeşi- nazlı ılıcak ve kocası kemal ılıcak, nejat eczacıbaşı, sabri ruso, duran kalkan, (99’a kadar 13 sene başkanlığını yapmış), çetin emeç, ahmet fevzi ellialtıoğlu (devşirme, babalarından biri yeniçeri ocağının "56. ortası"na mensup), sadettin bilgiç, gazanfer ilge, atalay coşkunoğlu, yuda leon cukran, mehmet emin karamehmetler, ümit aslan utku, nejat tümer (emekli oramiral), enver necdet egeran (muhteşem salamon’a "mason değildir" belgesi veren tpao’nun yıllarca başında oturmuş adam) başaran ulusoy, selçuk maruflu, (anap’lı, "arı grubu", "finans klüp" ve "mülkiyeliler birliği" üyesi, dpt ve eximbank’ta uzun süre çalıştı.) raif dinçkök, adem ceylan (meşhur ceylan holdingin "para işlerine" bakan üyesi, bu aile eski İstanbul emniyet mdr. hasan özdemir ile eski mly. bkn. masum türker’i parmaklarında oynatırlar ve "iş" takibi yaptırırlardı) vehbi koç, sakıp sabancı, şerif egeli vesaire... büyük klüp" idari heyeti yönetim kurulu: başkan: duran akbulut sanayici, gündüz kaptanoğlu armatör, Türk armatörler birliği koop. bşk. ercan targay bankacı tevfik altınok hazine ve dış ticaret eski müsteşarı m. okan oguz sanayici, ihracatçı (tim eski başkanı) rıdvan kartal avukat, ekonomist, armatör yağız dağlı hukukçu, uluslararası av. birliği yön. kur. üy. ergun erez inş. müteahhidi ferudun pehlivan 19. ve 20. dönem bursa milletvekili mehmet özcan sanayici nuri baylar işadamı yedek üyeler: perviz zekioğlu sanayici o. taylan kendirli ekonomist çetin yentur bankacı inan şefkatlioğlu sigortacı hande yılmaz ihracatçı Murat Numan Erdem ekonomist Nevhan Gündüz işletmeci balotaj kurulu: ali rıza özkan sanayici metin selçuk bankacı, halkbank eski gn. md. yard. ahmet malaz sanayici mehmet seren dinçler avukat ahmet bedri ince armatör koptagel ilgün prof. dr. eski başhekim selcuk gökçe ihracatcı hasmet olgaç kimya mühendisi melih tavukcuoğlu müteahhit rıza dedehayır işadamı ahmet özbilge yönetici adem ceylan sanayici misel gülçicek sanayici burhan sargın işadamı ugurman yelkencioğlu yönetici, tofaş eski gen. md. yedek üyeler: serpil bağrıaçık ekonomist coşkun bekar gümrük müşaviri emir berduk marsan yönetici mehmet g. güven endüstri ve kimya mühendisi atilla tacir ekonomist disiplin kurulu yekta güngör özden anayasa mahkemesi eski başkanı necıp kocayusufpaşaoğlu prof. dr. (hukuk) nezih ıserı emekli amiral, yuksek muhendis nazmı akıman emekli buyukelci ahmet serpıl prof. dr. yeditepe üniversitesi rektörü erol cihan prof. dr. av. sabi ruso avukat sevgi gümüştekin avukat thy genel müdür eski muavini turgut içten yeminli mali müşavir ersin eti dr. yüksek mühendis ertuna yaşar avukat yedek uyeler: besalet barım işadamı oktay özcan ithalat-ihracat ismail yıldız işadamı zeki tanyeri sanayici tekin akmansoy sanatcı denetleme kurulu: halil gümüş yeminli mali müşavir alper kuş ist. eski defterdarı engin berker yeminli mali müşavir yedek uyeler sinan kılıç doktor yiğit tavukcuoğlu ekonomist orhan tuncer işadamı.
3/15/2005 MASONLUK
BÜYÜK İSRAİL DEVLETİ Masonların kökleri Tapınak Şövalyelerine dayanır Tapınak Şövalyeleri Hıristiyan haçı adaylarını haçlı seferlerinden dolayı Hıristiyanlarla arası bozulan Müslümanlar ve Anadolu’daki biz Türklerden korumak için birkaç Fransız asilzadesi ve onların arkadaşları olan toplam 8 kişilik bir birlikti.Fransa Kralı Tapınakçılara Hz. Süleyman'ın efsanevi tapınağını inşa ettiği, bugün El Aksa Camii'nin yanındaki Kraliyet Sarayı'na yerleştirir. Böylece, kuruluş adı Sülemyan Mabedi'nin Fakir Askerleri olan asker-papazlardan oluşan tarihe Tampliye yani Mabet Şövalyeleri olarak geçer. Papa 3. Innocentius, Tarikat'a, vergi muafiyeti, yargı dokunulmazlığı ve imtiyazlar veren bir emir yayınlar. Tampliye Şövalyeleri bütün krallardan ve Kilise hiyerarşisinden bağımsız, sadece Papa'ya bağlı bir tarikat haline gelir. Hatta zamanla tarikatın Büyük Üstadı, Papa'yı bile ciddiye almayan devletler ve dinler üstü bir güç haline gelir. Dinsizlerle,Müslümanlara, Kral’a ve Papa'ya danışmak bile ihtiyacı duymadan diplomatik ve ticari ilişkiler kurar. Çelik örgülü zırhlarının üzerine, göğsünde kırmızı bir haç bulunan beyaz elbiseler giyen 15 bin asker-papaz ağır ağır bütün Avrupa ve Ortadoğu'ya yayılır. Avrupa'da 9 bin Tampliye Şatosu inşa edilir.Hacıları koruyan, onlara bankacılık hizmeti veren, paralarını transfer eden, kredi açan, faiz alan şövalyeler dönemlerinde kralları hatta Vatikan'ı bile kıskandıracak bir ekonomik güce ulaşırlar.Para gücü + silah gücü + iman gücü karşısında iki düşman, Fransa Kralı ile Papa işbirliğine gider. Papa son Büyük Üstadın ruhani gücünün gölgelediğinden şikayetçidir. Fransa Kralı ise Tarikat'a o kadar çok borçlanmıştır ki, alacaklısını ortadan kaldırıp, mal varlığına el koymaya karar vermiştir. 13 Ocak 1307 sabahı Kral'ın askerleri aynı anda, Fransa'daki her şatoyu basar, binlerce şövalye tutuklanır. Papa da bir fetva ile bu operasyonu kutsar. Şövalyeler, Engizisyon mahkemelerinde, çarmıha tükürmekten,sübyancılığa,eşcinselliğe kadar bir sürü inanılmaz suçtan yargılanır.3 yıl hücrede yatıp işkence gören Büyük Üstat ve yardımcıları halkın önünde aman dilemek için Paris'in Notre-Dame Katedrali'nin önünde zincirlere vurulur, ama son anda cayarlar. Asıl suçlu Kral ve Papa derler.Böyle olunca, Kral ve Papa, 54 Tapınak Şövalyesi büyüğünü,daha önce Yahudilerin katledildiği,Yahudi Adası denilen yerde ateşe atarak yakarlar. Son Büyük Üstadın, ihtiyar bedenini alevler sararken,Papa Clemens,Şövalye Guillaume,Kral Philip’pe, en geç bir yıl içinde üçünüzü de Tanrı'nın mahkemesinde yargılanmak üzere bekliyorum. Lanet! Lanet! Lanet! Soyunuzun 13. kuşağına kadar sizi lanetliyorum' diye bağırır. Gerçekten de bir ay sonra Papa, yedi ay sonra Fransa Kralı ölür. Baş Engizitör sokakta öldürülür. Engizisyon mahkemesinde de Tapınakçı üstadı aleyhine şahitlik eden iki kişi de asılır. Korku, kralın hayatını ölene kadar zehir eder, ve Tampliye Tarikatı tarihten silindi zannedilirken, günümüze kadar süren bir efsaneye dönüşür.
Tapınak Şövalyeleri Papa dan bile daha saygın sözü geçen bir alt kültür haline geldikten sonra kaleler ve katedraller inşaat etmeye başlamış ve bu inşaat işlerin de çalışan Yahudi duvarcı ustalarının başlattığı örgütlenme çalışmaları Masonluktur.Mason Ortaçağ da duvarcı ustalarına verilen addır. Yahudiler Tapınak Şövalyelerinin içlerine sızıp kutsal kitapları İncil’den ve Hıristiyanlık kurallarından uzaklaştırıp Talmut etrafında Yahudi kuralarına göre teşkilatlandırır.Tapınak şövalyeleri Engizisyondan sonra isimlerini Gül Haç örgütü olarak değiştirip yer altına çekildikten sonra daha ölümcül ve gizli kollara ayrılıp İlluminati,Kuru Kafa ve Kemikler,Moon Tarikatları,Bildergerg,CFR,…. Gibi örgütler kurdular.Masonların kuracakları yeni dünya düzeninde Amerika sadece bir araçtır.Masonlar 1. ve 2. dünya savaşlarından sonra güç kaybeden İngiltere’den merkezlerini Amerika’ya taşımışlardır.Zaten Amerika’nın kurulması için Masonlar inanılmaz bir gayret ile çalıştılar.George Washington,Benjamin Franklin,Thomas Jefferson bunların hepsi yüksek dereceli Masonlardır.Masonluk Amerikan toplumu için bir olgu değil toplumun dokusudur. Bush'un iktidara geldiği 8 Kasım 2000 seçimleri ile başlayan 11 Eylül faciası ile ivme kazanan, Irak ve Afganistan savaşları ile kanlanan yeni süreçte Neo-con zırhına bürünmüş Yahudi-Evangelist aslen Tapınak Şövalyesi ruhunun asıl hedefinin İsrail merkezli 13. yüzyıldaki Kudüs Krallığı olduğu anlaşılıyor.Haçlı seferleri içerisinde tek başarılı olan seferi onlar yapmıştı.Ağzı sürçen Bush, Haçlı Seferi başlattıklarını ifade ederken günümüz Tapınak Şövalyelerine güvendiğine açık ve net bir örnektir. Tapınak Şövalyelerinin devamı olan Gül haç Örgütü Avrupa Birliği ülkelerde özellikle Fransa da etkilidir.Avrupa Birliği Gnostik-Masonik Hıristiyan bitliğidir.Şimdi Avrupa Birliğinin mimarı olan Robert Schuman’dan başlayarak Fransa’nın unutulmaz başkanı Mitterand Sosyalist Parti’nin sembolünü bile gül olarak değiştirmiştir.Tapınak Şövalyelerinin iki merkezinden biri olan Jarnac’ta doğmuştur gizli öğreticiler tarafından eğitilip politikaya da Mason üstat Alain Ponler tarafından dahil edildi. Bu örgüt tam bir Gnostik, Masonik kuruluştur. Bunlar İsa’nın Tanrı’nın oğlu olduğuna inanmazlar. İsa’nın eski fahişe Mecdelli Meryem ile evlendiğini ve Sarah adli bir kızı olduğunu ve bu kızın Fransa'da Aytun diye bilinen bölgede büyütüldüğünü öne sürerler. Ayrıca Avrupa Birliği’nin sembolik bir kralı olması gerektiğini, bu krallığın da kendi hakları olduğunu vaaz ederler. Halen Avrupa siyasetindeki en güçlü uç gizli örgütten biri budur. Benzer şekilde günümüzde Avrupa Birliği Anayasası’nı hazırlayan konvansiyonun başı olan Giscard Estaing de Gül ve Hac Şövalyesi ve Üstat Mason'dur. Bugünkü Devlet Başkanı Jacques Chirac da masondur ve Fransa Büyük Doğu Mason Locası’nın 275. kuruluş yıldönümünde bu locanın üyelerine AB'n in gizli hedefleriyle ilgili çok önemli bir konuşma yapmıştır. Günümüzde Fransa'da basın ve yayın alanında en etkili olanlar masonlardır. Le Monde, Figaro, TV5 ve diğer yayın kuruluşları masonların denetimindedir. Masonlar ülkemizde yaşayan Sabataycılar,İlluminati,Evangelist bunların hepsi Merkezi Kudüs’te bulunan ve başından 70 hahamın bulunduğu Siyonizm Tapınağı Tarikatı için çalışmaktadır.Bu Siyonizm düşüncesinin temeli,sınırları Şuveyş kanalından Basra’ya oradan Anadolu toprakları Kapadokya’ya kadar olan bölgede merkezi Kudüs’te bulunan Siyon Tepeleri üzerine kurulmuş bir kaleden dünyayı yönetmektir.Siyonizm’im fikir babası olan Theoder Herzl kuracakları İsrail devleti için Osmanlı İmparatoru Sultan 2. Abdülhamit’ten Osmanlı’nın bütün borçları silinmesi karşılığın da Kudüs’ü istemiş ret cevabını alınca İngiliz kışkırtmaları ile zaten kan kaybetmiş olan Osmanlıda başta Araplar olmak üzere azınlık isyanları çıkarıp 600 yıllık dev imparatorlukta çöküşü tetiklediler.Osmanlı topraklarında ki ilk Mason Locaları 1738 yılında İstanbul,İzmir,Halep açılmıştı ama meşrutiyetin ilanından sonra ilk resmi Mason locası 1909 yılında resmen İstanbul’da açıldı.Masonlar Osmanlı’ya sızmaya başlamış ve kilit noktalarda ki yönetim kadrolarında yerlerini almıştılar.Cumhuriyetin ilanından sonra ileriye gören Mustafa Kemal Atatürk Mason Localarını 10 Ağustos 1935 de kapatmıştır.Mustafa Kemal Atatürk Mahmut Esad Bozkurt’a Mason Localarının kapatılmasıyla ilgili bir taslak hazırlamasını ve meclise getirmesini ister ve bunu haber alan Masonlar Meclise gelerek topluca Mustafa Kemal Atatürk’ün yanına giderler.Der ki Mason üstadı “ Efendimiz biz zaten devletin içindeyiz ve devletle birlikteyiz siz ki bizim en büyük üstadımız olursanız sizin etrafınızda pervane oluruz.” Atatürk’ten de “ Siz Avrupa da hangi Locaya bağlısınız tabi olduğunuz isim nedir” der ve Mason sözcüsü “Biz Cenova’ya tabiiyiz ve reisimizde Barco Mison cenabıdır” der Bundan sonra Mustafa Kemal Atatürk “ Defolun gidin cehennem olun Yahudi uşakları bu gece sabaha kadar bütün localarınız kapatmazsanız sizi Divan-i Harbe verir astırırım” der Mustafa Kemal Atatürk’e Mason,Sabataycı diyenlere bir cevaptır,birde dinsiz Hıristiyan diyenler var 1840’lar da faaliyete geçen Misyoner okullarından olan Bursa Kolejinde iki kız öğrencinin Hıristiyan yapılmasından sonra Atatürk bu okulu da kapatmıştır.Türkiye Yunanistan ile göç mübadelesi yaparken Moldavya da ki Hıristiyan Türkler de Türkiye’ye göç etmek istemiş Mustafa Kemal Atatürk kabul etmemiştir.Ayrıca Türkiye de yaşayan Hıristiyan Türkleri de Rumlarla birlikte göndermiştir.İsmet İnönü tarafından “Kapatılmalarından hiçbir yasal dayanak yoktur” denilerek Mason Localarının yeniden açılmasıyla Masonlar,siyasi partilere sızıp politikacı satın alarak yönetimde söz sahibi olmaya başladılar.Mason Locaları kendilerine itaat eden Yahudiliğe biat eden kişiler yetiştirmeye başladı bu kişilere de Kıymen adı veriliyor.Bunlar ülkelerinden Amerika’ya okumaya gittiğinde veya ülkesindeyken keşfedilip yetiştirildikten sonra ülkesine kurtarıcı veya başbakan olarak gönderiliyor.Süleyman Demirel başbakan olması,ekonomik krizler sonrası Kemal Derviş’in kurtarıcı olarak gönderilmesi,Turgut Özal’ın prensleri,Gürcistan da kadife devrimin yapılması sonrasın da Mihail Sakaşvili’nin başbakan olarak gönderilmesi 3 dönem üst üste İngiltere başbakanı seçilen Margaret Thatcher’ın Bilderberg’ten gelen İngiliz Kraliyet rejimine direnme talimatını ret etmesi ve Tony Blair’in yükselişi vb birçok örnekler bunların hepsi Kıymenlerdir.12 Eylül den sonra büyük bir halk desteği yaratan ve kendisine parti kuran Turgut Sunalp Paşa’ya Masonlar birlikte çalışmayı teklif ederler Turgut Sualp Paşa kabul etmeyince hemen bir ANAP yaratıldı ve Turgut Özal tek başına iktidara getirildi.(BKZ Recep Tayip Erdoğan)Saygın holding patronumuz Rahmi Koç’ta Masonlukta yükselişini ataları Tapınak Şövalyelerine dayanan Bernard Nahum ile BEKO ortaklığını kurmasını borçludur Bernard+Koç=BEKO.Bu Localar piramit şeklindedir en alttaki Loca Türk Yükseltme Cemiyeti resmi adı Hür Ve Kabul Edilmiş Büyük Mason Locasıdır bu Locada çoğunlukta Anadolu da ki Lions ve Rotary üyelerinden oluşur 155 Locası vardır ve 15.000 yakın üyesi bulunur.Bir üst Loca ise Türk ve Türkiye adlarını kaldırma gereği duymuştur. Büyük Mason Mafililiğidir.1991 de adını Özgür Masonlar Locası olarak değiştirmiştir.Bir üst kurul olan Türkiye Mason Derneğinden tam aforoz edilmeyen egeradan kovulan üyelerden oluşur.Türkiye Yüksek Konseyi yani Türkiye Mason Derneğidir bu locadakiler üst düzey masonlardır isimleri sır gibi saklanır 35 Locası ve 3000 üyesi bulunur.Bunların altında çalışan localar yani derneklerdir bilinenleri:Arkadaşlık Yurdu Derneği, Dostluk Yurdu Derneği,Fakirleri Koruma Derneği,Göz Nurunu Koruma Vakfı,İhtiyarlara Yardim Derneği,İhtiyarlar Yurdu Derneği,Matan Basater Bikur-Halim Yardim Kolu,Yetimleri Koruma ve Yardim Derneği,Yoksullara Yardim Derneği,Yoksul Öğrencilere Yardim Derneği,Yardim Bakim Hayır Derneği Rotary,Lions,Propeller Kulübeleri,Adenauer Vakfı,Yeni Bizans Derneği,500. Yıl Vakfı,Mânevî Cihazlaşma Derneği… daha yazmadığım onlarcası Masonlara karşı hiçbir yargılama yapılamaz kanunları onlar hazırlamakta ak ve kara parayı onlar kontrol etmekte polisi,istihbaratı,kültürü onlar yönlendirmekte.Bu Masonik yapıyı bitirmeye çalışan Saadettin Tantan ilk defa Tapınak şövalyeleri adını kullanıp kamuoyuna şifreli bir şekilde aktarmıştır.Tantan bir ucu yurt dışındaki Localara ve örgütlere diğer ucu da holding patronlarına dayanan Gümüşsuyu Çetesini bitireceğim der.57. Hükümet zamanından Tantan operasyonları yurdun her yerinde sürüyor polis elini nereye atsa bir yolsuzluk usulsüzlük çıkıyor Tantan sürekli şifreli mesajlar veriyor.”Yılarca bu kişilerin önünde durup önlerimizi iliklemişiz saygı göstermişiz ” diyor.Operasyonun büyüyeceği sinyallerini veriyor Balina operasyonu ile kaçak vergiler Kasırga operasyonu ile batık bankalar gerçeği Buffalo ile kaçakçılıklar su yüzüne çıkıyor yıllardır süren bu çarka çomak sokan Tantan halk üzerinde oluşturduğu sempatiden dolayı sürekli emekliliğe (suikast)uğratılmaksızın Mason olan Mesut Yılmaz tarafından açığa alınır. Bu tüm dünyayı kontrol eden ve her yere nüfuz etmiş olan bu topluluk dünyada 20 milyon oldukları sanılan Yahudilerin için çalışan sapık bir topluluktur.İstediklerini yapmaları şu anki dünya ve ülkemiz gidişatına bakarsak çok zor değil.1897’de Basel Kongresinde alınan kararlara göre 50 yıl sonra Kudüs’te bir Yahudi devleti kurulacak 14 Mayıs 1948 de İsrail devleti resmen kuruldu. Yahudi devleti kurulduktan sonra ki 50 yıl içerisinde Büyük İsrail Devleti kurulacaktı.Irak üçe bölündü Kuzey Irak ta bir ikinci bir İsrail olan Kürt devleti kuruldu.Amerika bir eritme potası İran ve Suriye eritilecek Türkiye zaten azınlık hakları ile kafası karışmış durumda GAP bölgesinde Filistin’de olduğu gibi topraklar alıyorlar GAP bölgesi elimizden kayıp gidiyor.Siyonizm Tapınağı Tarikatının yüzlerce yıldır senaryosunu yazdığı ve yönettiği Yeni Dünya Düzeni sonuçlanmakta ikinci dünya savaşında İngiltere’nin hazırladığı “Asya Çemberi” projesi Mustafa Kemal Atatürk ve Türk Milletinin Kurtuluş Savaşı mücadelesi ile çember kırılmış başarısızlıkla sonuçlanmıştır .Şimdiki Amerika’nın uygulamaya çalıştığı “Büyük Ortadoğu Projesi” de aynı projedir.İblislerden oluşan ve şeytana tapan sapık topluluğun amacı tek din tek dil tek bayrak esasına dayalı sınırların kaldırıldığı tek düzeyli dünya krallığına sahip olmak.Dünyada Yahudi ırkından daha gizemli,daha ilginç daha ölümcül bir ırk yoktur.
3/4/2005 10 KASIM
2/23/2005 HOLDİNG MEDYASI
Bill Gates’in 4 saatlik Türkiye ziyareti sonrasında Erdoğan’a sunduğu son model diz üstü bilgisayarın başbakan tarafından kullanılması durumda Başbakan’ın müsteşarı veri filtresi Zapsu’nun bypass edilip özel bilgilerinin ve şifrelerinin doğrudan Virginia’ya akacağından endişe edenlerden değilim.Bill Gates Türkiye’yi ziyaret amacı teknolojiden çok psikolojik analiz içindir bir tarafta yüzlerce milyar doları olan bir küresel bileşim baronu karşısında Rahmi Koç’a inanırsak 1 milyar dolar serveti olan Başbakan sürekli gülümseyen masum çocuksu yüzünün altında yıkıcı ticari yayılma politikalarını uygulayan ve bu yolla dünya bileşimi kontrolüne almış şirket sahibi diğeri her şeyi kontrol ettiği izlenimi veren ara sıra sinirini saklamakta zorlanan arka planda,bırakın ülkeyi kendi partisini kontrol etmekte zorlanan,günlerdir Asya ziyaretlerinden dönmeyen yani uzaklaştırılan yetmezmiş gibi,oradan bile türban krizi yaşatabilen bir Başbakan Bill Gates Türkiye yi içendeki teknoloji çukurundan çıkartacak bir Mesih olarak lanse edildi tüm bileşim uzmanları Microsoft’un içinde Amerikan yönetiminin suiistimal edebileceği açık kapılar olduğunu iddia etti bunlar inandırıcı olasılık seviyesinde bile düşünülmedi ama Almanya’nın Microsoft la ilgili şüphelerinden sonra kendine işletim sistemi çalışmalarına başlamasından sonra bu olasılık gerçeklik kazandı bu kapılardan bilgi akışı olmadığını açıklayan güvenlik bürokratı Behiç bey” Nasıl gururlandık Microsoft un başına bir Türk çocuğunun getirilmesine” demsinin ardından bilgi akışı konusunda böyle gizli kapılardan pragman parçacıkları ile bilgi akışı olmadığına garanti veririm açıklaması geldi.Microsoft’un Amerikan Savunma Bakanlığı ile yaptığı anlaşmanın [J] maddesinin 1. bendine göre “Microsoft devletin bir kurumu tarafından çekince (bilgi istemi) konulması durumda herhangi bir yazılımı veya API (program parçacığı) ile ilgili hiç şeyi düzeltmeyi açıklamak zorunda değildir bu madde Microsoft kodunun bünyesinde Amerikan Savunma Bakanlığı’na ait özel kod parçalıkları olduğunu resmi kanıtıdır.Bu resmi kanıt anlayışı için Kuzey Irak’ta adı kürdistan olarak ilan edilen kürdistan ın kurulmasına hiçbir tepki vermeyen hatta yardımcı olanların ataletinin temelidir.Türkiye Cumhuriyetine resmen saldırılmadığı sürece her türlü şekilde altının oyula bildiğine örnektir.Amerika’yı hala 50 yıllık stratejik müttefik ilan edip Türk milletini silme çalışmalarının da temelidir.Microsoft un bilgi hırsızlığı kanıtlanmasından kısa bir süre geçtik ten sonra güvenlik kurumlarımızın yerli sistemler kullanması hakkında görüşler bildirildi güvenlik kurumları “Bizim içimize sızmalarına gerek yok zaten onlarla ikili güvenlik anlaşmaları çerçevesinde istedikleri bilgileri veriyoruz bizim için asıl tehdit devletler değil serseri hackerlar ” açıklaması yapıldı güvenlik kurumları üst düzey sistemler kullanıyorlar sıradan bilgisayar korsanlarının kırabileceği seviyenin çok üstünde Casa uçak kazalarından sonra zaten Ruslara verilen helikopter ihalesinde de Türk Hevelsan yazılımlar kullanılması şartının koşulması gerekli önlemlerin artık alınması yönünde çalışmadır vahim olanda bilinçsiz sorumsuz yöneticiler yüzünden 10 liraya üretip kullanılacak olan bileşim yazılımlarının 100 liraya alınması pek önemli değil de ülkemizin en hassas sınır ağları arsında olması maliyetin ötesinde Milli Güvenlik söz konusudur e-devlet yapılanmaya talip olan okullarımıza çok ucuz yazılım sağlayacak olan Microsoft ve Intel gibi kurumlar devlet bakanları bürokrat çocuklarına verdikleri bursları yazarsak liste uzayıp gider Tayip Erdoğan’ın TÜBİTAK ile ilgili sorununa yani sürekli olarak TÜBİTAK’ı istiyorum demesine bakarsak TÜBİTAK Emniyet,Dış İşleri,MİT vb gizili şifreli yazılımlarla haberleşen kurumlarımıza şifreli yazılım üreten bir kurum yani Dış İşlerimiz Emniyet Güçlerinin haberleşmesini sağlıyor Tayip Erdoğan bu kurumu alırsa kendi istediği Amerika’nın istediği bir prof u buraya getirip tüm gizli şifreleri çözüp tecavüzü resmileştirecek direnme politikamızı milli inisiyatifimizi ele geçirecek zaten devlet içindeki klikler parçalanmış durumda eğer TÜBİTAK ta alınsaydı tamamen teslim olmuştuk Henri Barkey,Alan,Makovsky Judith Yappe,Steven Cook bunun gibi birçok Pentagon’un ve CIA’in siyaset analizcisi “Türkiye parçalanmaya başladı” Hakkında ki demeçlerin hiç biri holding medyasında yer bulmaz zaten bu holding medyasının yaptı haber bakarsak Tayyib Erdoğan’ın G-8 toplantısındaki sadece öğle yemeğine katılması Hürriyet gazetesi “Türkiye devler masasında yerini aldı” başlıkları ile duyurmaktan başka bir şey yapmaz.Holding medyası halkı kendi güdümüne göre istediği gibi yönlendirmekte CHP Atatürk’ün kurduğu ve gösterdiği yoldan saptırılması ve ılımlı liberal bir partiye dönüştürülmesi operasyonu tüm hızıyla devam ediyor.Çok partili sistemin ulusalcılığı desteklediğini fark eden Amerikan yönetimi aynı kendi ülkesinde olduğu gibi 2 partiden oluşan bunun dışına çıkmayan demokrasi anlayışını Türkiye’ye de oluşturmaya çalışıyor.Bunu ilk başta Dünya Bankası’ndan “Tek Kurtuluşumuz Derviş” olarak günlerce manşetlerden düşmeyen Kemal Derviş seslerinin duyulmasından sonra doların % 5 düşmesini bir zafer olarak lanse edilmesi ile Kemal derviş’le başlayacağını ancak Derviş’in deşifre edilmesinden sonra bu işin başka kişilere kaldığının örneğidir.Bunun içinde biçilmiş kaptan Mustafa Sarıgül hareketidir.Mustafa Sarıgül Şişli Belediye Başkan’ı seçildikten sonra Amerika’ya birkaç günlük ziyarete çıktı (BKZ: Recep Tayyib Erdoğan):Amerika’dan döner dönmez durup dururken yurt gezilerine çıkan Mustafa Sarıgül parti başkanlığında gözü olmadığını söylüyor otobüsler dolusu insanları mitinglere taşıyor.CHP yi Deniz Baykal’ı yerden yere vuruyor ve arkasındaki holding medyası emirleri eksiksiz yerine getiriyor.Plan aynı CHP inin başına Tayyib Erdoğan’ın başka bir popilist versiyonunu getirmek.İlerleyen günlerde göreceğiz zaten seçim yasasında ki bir değişiklik ile iktidar tek partili sürekli olarak iki parti arasında değişecek Amerika’da ki Cumhuriyetçiler ve Demokratlar arasında sürekli değiştiği gibi fakat sistem ve temel aynı kim gelirse gelsin sömürgeleştirilme sürecinde görevlerini başarıyla yapacaklar.Önemli olaylar olduğu zaman holding medyası günde 5-6 pembe dizi yayınlayıp Ben Evleniyorum Biri Bizi Gözetliyor vb programları çuk diye torbadan çıkartıp gündemi saptırıp halkı aptal yerine koyacaklar.Hatta Tayyib Erdoğan ile Mustafa Sarıgül veya Deniz Baykal fark etmez TV programlarında tartıştırabilirler.Mustafa Sarıgül Amerika’ya 10 havaalanı 5 askeri üst vermeyi isterken Tayyib Erdoğan’da buna karşı çıkarak.Tıpkı Kerry’nin Irak Savaşına karşı Bush’un da savaş için yaratılmışım demeçleri vermesi gibi.Ülkemizde iktidara gelen her parti bunları yapmak zorunda kendisini hala Sovyet döneminde zanneden ve kardeşiyle dönüşümlü birer aylarını Rusya’da geçiren Doğu Perinçek bile iktidara gelse değişen hiç bir şey olmaz.Bu holding medyasında gerçekten olan bir Metal Fırtına olayı oluştu Türkiye’nin işgali resmileşti bunu da gündeme getirmediler sadece Doğu Perinçek’in kanalı Ulusal kanal’ın da yayınlandı. Amerikan İmparatorluğu uluslar arası hukuk kurallarını hiçe sayarak rakipsiz dünyayı ve kendini defalarca mahvedebilecek askeri ve ekonomik güçü ile ulus devletlere bile bu tür anlaşmalar imzalatarak dünya jandarmalığı görevine devam edecektir imparatorluğa direnmek bir ulusa dine ve kültüre bağlanmamalıdır bu imparatorluk kadar ağır ve kesin bir tehdit yoktur 40 yıllık derin müttefikimiz Amerikan Senatosundan bir senatör Lozan Antlaşmasın’ı tanımlarken anlaşma Timur kadar bun har korkunç İvan kadar sefil kafatası piramidi üzerinde oturan Cengiz Han kadar kepaze bir diktatörün zeki ve kurnaz politikasının ürünüdür senatörün diktatör olarak tanımladığı Mustafa Kemal Atatürk işte bağrımıza bastığımız tam bir tapılacak Amerika 2 nisan 2003 de büyük Ortadoğu projesinin oluşumu için Türk ve ABD yetkililer tarafından imzalanan gizli mutabakat 1-Kuzey Irak’ta bulun bütün Türk kuvvetleri kademeli olarak Türkiye’ye çekilecek 2-pkk-kadek in Türk sınırları dışındaki faaliyetlerine Türkiye sınır ötesi operasyonlarda bulunmayacak 3-pkk-kadek in Türk sınırlarındaki faaliyetleri müdahale edilecek olursa aba ye haber ve bilgi verilip izin istenecek 4-Türkiye pkk-kadek e ABD’nin bilgisi ve izini olmadan Türkiye müdahalede bulunursa ABD tarafında kürt halkına şiddet uygulandığı ve soykırımda bulunduğu izlenimi verecektir bu durum oluşursa ABD Türkiye’ye ambargo askeri müdahale siyasi ve askeri yaptırımlar uygulayabilir 5-ABD İran ve Ortadoğu ülkelerine askeri müdahalede bulunursa Türkiye’den şartsız olarak üs taşınma kolaylıkları ve asker isteyebilecek Türk birlikleri ABD komutasına verilecek 6-Türk ordusunun asker ve silahlı güçünü ABD belirleyecek ağırlı olarak kısa menzilli ve savunma taktikleri benimsenecek Türkiye’deki NATO ve ABD subaylarının yetkileri genişletilecek 7-kürdistan kurulduktan sonra Türkiye resmen tanıyacak kürdistanı savaş nedeni sayan politik kararlar kaldırılacak 8-Abdullah Öçalan ve diğer yöneticilere geniş kapsamlı af çıkartılacak 9-pkk-kadek e yasal düzenlemeler sağlanacak ve yöneticileri için aktif siyasete girmeleri için yasalar düzenlenecek 10-4 yıl içerisinde ulus devlet yapısı terk edilip federasyon sistemine geçiş yapılacak 11-kamu reformu yasası ve yerel yönetimler yasası kürt nüfusunun fazla olduğu şehir ve kasabalar belediyeleri özerkleşme sürecinde kararlı biçimde kullanılacak 12-KKTC cumhurbaşkanı Rauf Denktaş a Arafat modeli uygulanarak devre dışı bırakılacak Annan planı için küçük değişiklikler hayata geçirilecek 13-Ege kıta sahanlığı konusunda Türkiye Yunanistan’a esnek davranacak Türk jetlerini uçuş alanı daraltılacak it dalaşından kaçınılıp Yunanistan rahatsız edilmeyecek 14-Türkiye Ermenistan’la olan ilişkilerini normalleştirecek ve iyileştirecek sınır ticareti Ermeniler lehine düzenlenecek Ermenilerin Türkiye ziyaretlerindeki sınırlamalar kaldırılacak Büyük şirketleri özerk ve küçük bölümlere ayırtılarak daha iyi çalıştıkları görülüyor aynı durum ülkeler içinde geçerli eğer dünyanın tek başına hakimi olacaksak parçalarda küçük olmalı etik köken,dil,kültür,din,yerel inançlar geliştirilip desteklenmeli tüm dünyada hükümetsiz bir yönetim yayılmasına gitmeliyiz.Amerikan yönetimi tüm dünyada yaptığı gibi toplumsal mühendislik projesini başlatacak Türkiye’nin fotoğrafını eline alacak toplumsal direnci yerle bir olmuş mezhep ve azınlık farklarıyla uğraşmaktan kafası karışmış kalbi kırık ekonomik krizler ile her şeyini kaybetmiş yada kaybedeceğine inanan bir ulus ince ince işleyen plan tamamlanmıştır yapılacak tek iş yaratılacak sosyal patlama ulus devlet parçalanmış işgal tamamlanmıştır savaş meydanlarda kazanılır savaşa çıkacak askerin de o meydana çıkması ve savaşı kazanacağına inanması şartıyla
KURTLAR VADİSİ
Süleyman Çakır:Alaaddin Çakıçı
Memati: Muradi Güler Alaaddin Çakıçı’nın yardımcısı
Süleyman Çakır’ın Kumarhane Müdürü: Korkmaz Yiğit Nesrin Çakır: Alaaddin Çakıçı’nın eşi Dündar Kılıç’ın kızı Uğur Çakıçı Bursa Uludağ’da 25 Ocak 1995 de Alaaddin Çakıçı’nın tetikçisi Davut Yıldız tarafından öldürüldü Şevko: İbrahim Teleman (dizide olduğu gibi İbrahim Teleman’da otel odasının penceresinden intihar etti) Şevko’nun ölmeden önce konuşmak istediği gazeteci Uğur: Uğur Mumcu Cerrahpaşalı kardeşler: Karagümrük Çetesi Nuri ve Vedat Ergin kardeşler Barış Bulmaz: Savaş Buldan ( Hakkarili silah kaçakçısı 10 Haziran 1994 de suikast sonucu öldürüldü ) Önder Zülfü Koşal: Ömer Lütfü Topal (Kumarhaneler kralı 28 Temmuz 1996 da suikast sonucu öldürüldü) Behiç Türkcan : Behced Cantürk (Liceli uyuşturucu kaçakçısı 15 Ocak 1994 de suikast sonucu öldürüldü) Avukat Elif Eylül :Şeyda Yıldırım Süleyman Çakırı Sorgulayan Savcılar: Öldürülen Başsavcı: Cengiz Engin ( İtalya’da ki gibi bir temiz eller operasyonu başlattılar Alaaddin Çakıçı Sedat Emin Bucak’ı sorguladılar Diğer Savcı: Engin Baltacı Şahin Ağa: İbrahim Şahin Özel Harekat Daire Başkanı Doğu Bey: Mehmet Fuat Doğu ( 31 Mayıs 2004 de vefat etti) Mito:Miktad Alpay Abbas Ustaoğlu: Öldürülmesine bakarsak Hiram Abbas suikastı gibi Hiram Abbas’da görgü tanıklarına göre evinden çıkınca belediye işçileri tarafından 26 Eylül 1990 öldürüldü Başında olduğu teşkilat kgt JİTEM gibi bağımsız olması nedeniyle Cem Ersever de olabilir 24 Ekim 1993 de kayboldu 4 Kasım 1993 de cesedi bulundu Cem Ersever’in lakabına Testere denir Polat Alemdar: Abdullah Çatlı’nın faaliyetlerini işliyor ama tam olarak gerçek bir karakter değil dizi için yaratılmış bir karakter Abdülhey Çoban :Mahmut Yıldırım(Yeşil) Mahmut Yıldırım’da Abdulhey’in Aslan Beyin not defterini ararken söylediği gibi aşiretler içerisinde görev yapmıştı en son Van Tatvan Mit Bölge Müdürlüğü yaptı Pala : Korkut Eken Polat Alemdar Palayı sorgularken adı geçen Apo ya kaç haberini uçuran devlet görevlisi : Çevik Bir Aslan Akbey’in sorguladığı Amerika’ya bilgi satan devlet görevlisi: bunu yazacaktım ama başım kesin belaya girer bu görevli ve Çevik Bir hakkında bir kitap yazıldı ve toplandı hatırlarsanız bu görevlini adı da geçiyor Mehmet Karahanlı’ya Suikast girişimini buluna Feraya : Özdemir Sabanacı Suikastındaki Fehriye Erdal Laz Ziya : Dündar Kılıç ( 1 Ağustos 1999 da kalp krizi sonucu öldü ) Laz Ziya’nın Yardımcısı Orhan : Tarık Ümit Hüsrev Ağa . Abuzer Uğurlu Hüsver Ağa’nın Yardımcısı Şeyhmuz : Nejat Daş (25 Aralık 1992 de suikast sonucu öldürüldü) Yakalanan gemiler Dizideki Nasibim -1 gerçekte Kısmetim-1 Şanslı-S gerçekte Lucky-S gemilerinin sahipleri Nejat Daş olarak gözüküyor ama arkasında Türk Escobarları Hüseyin Baybaşin, Urfi Çetinkaya,Hurşit Han,Sami Yıldırım,Abuzer Uğurlu,Sami Yıldırım,Mehmet Kasar olduğu söyleniyor İbrahim Ahıskalı:Şarık Tara Tilki Andrei: Sarı Avni'nin lideri olduğu Pizza Connection uyuşturucu şebekesinde adı geçti CHP İçel Milletvekili Fikri Sağlar'ın sorgu önergesinde Andrei TykinTürkiye'de olduğunu ve Hüseyin Sümbül'e ait bir cep telefonu kullandığını ve Hüseyin Sümbül'ün de Antalya Kemer Beldibi'in de otel kiraladığı ve otelin sahibinin Tansu Çiller'in eşi Özer Çiller'e ait olduğunu açıkladı.Andrei Tykin'in 33 yaşında ve bütün doğu blok ülkelerinde Çakal Carlos'un görevlerini üstlenmiş durumda Kirkor Terzioğlu: Hayam Garipoğlu Kürt Bedo:Kürt İdris Kılıç : Nihat Akgün (25 Kasım 1999 da suikast sonucu öldürüldü) Testere Nemci : Yaşar Avni Musullulu (Sarı Avni) Nizamettin Güvenç : Aydoğan Semizer Tuncay Mataracı: Tuncay Kantarcı İplikçi Nedim : Nesim Malki ( 28 Ağustos 1995 de suikast sonucu öldürüldü) Samuel Vanunu : Üzeyir Garih ( 25 Aralık 2001 de suikast sonucu öldürüldü) Halo: Halil Havar, dizide Halo polis helikopteri ile cezaevinden kaçırıldı gerçekte ise Halil Havar Hollanda dan cezaevinden İtalyan mafyası cia helikopteri ile kaçırdı Tombalacı Mehmet : Ali Fevzi Bir dizide Önder Zülfü Koşal ölünce bütün kumarhanelere o Tombalacı Mehmet sahiplendi gerçekte Ömer Tüftü Topal ölünce bütün kumarhanelerine ortağı Ali Fevzi bir sahiplendi Kirve : Sedat Emin Bucak Mehmet Karahanlı: Birçok karakter işleniyor Tuncay Özilhan bir açıklamasında Türkiye totaliter rejimden yana olamaz dedi aynısı dizide işlendi Aydın Doğan.”kaybolan silahlar kadek te olabilir açıklamasında yer aldı Rahmi Koç’un KKTC de ki paylaşılamayan Karpaz hakında yorumları aynen işlendi Selahattin Beyazıt, Muharrem Kayhan,Mehemet Emin Karamehmet.... Ama en gerçekçi olan Mehmet Ağar Mehmet Karahanlı’nın gittiği Loca: İstanbul Merkezli Masonik Büyük Kulüp Mağbet te olan Ankara'dan gelen üye: Mesut Yılmaz yada İsmail Cem Mağbet te olan Büyükada'dan gelen üye : Altemur Kılıç kim olduğu daha tam bilinmiyor Büyükada da doğmuş ve halen orada yaşıyor Türkiye Yahudilerinin gazetesi Şalom'un da sahibi Alman Hükümeti tarafından Grosse Verdient Kreuz,İngiltere Kraliyet ailesi de Commander of the Victorian Order nişanları verilmiş 13 yıl Amerika da yaşamış
Masonların Sembolleri 2/15/2005 AVRUPA BİRLİĞİ
İsa’nın 12 havarisini bayrağındaki yıldızlar ile temsil eden Avrupa birliği, ilk Hıristiyanların Roma İmparatorluğu’nun Hıristiyanlığın yayılmaması için yaptığı zulümden kaçarak saklandıkları serbestçe ibadetlerini yaptıkları ve H.z Meryem’in de mezarının bulunduğu Anadolu topraklarını kutsal bölgeler ilan ederek bu toprakların Türklerden ve Müslümanlardan alınıp büyük Hıristiyan Birliği topraklarına geçirmek için çalışan bir topluluktur.H.z Meryem’in mezarının Aydın yakınlarında olduğu kesinleştikten sonra İngilizler buralara gelip binlerce dönüm arazi alıp siteler kurdular belki 20 yıl sonra bu kurdukları siteler büyüyecek ve yerleşim merkezi ilan edecekler ve özerklik isteyip Didim de ki İngilizler biz İngiliz koruması istiyoruz diyecek Alanya da ki Almanlar biz de Almanya dan korunma istiyoruz diyip Almanya veya İngiltere bayrağı çekip burası İngiltere’nin,Almanya’nın toprağıdır demeleri uzak bir ihtimal olmaktan çıkıyor.İstanbul için Vatikan modeli istenmesi ekümenlik talebi, federasyon sistemi için Amerika ile Avrupa Birliği’nin baskı yapması ve sürekli olarak istenilen yerel yönetimler yasasının asıl temelinde bu neden yatmakta.Türkiye’yi ziyarete gelen bütün Avrupa Birliği gözlemcileri ilk söylediği söz Ankara’dan sonra kürdistan’a gideceğini ve Diyarbakır’da kürtçe konuşmasına hiçbir yetkilinin müdahale etmemesi ne anlama geliyor.Türk yetkili İspanya’ya gittiğinde ben Madrid’den sonra Bask bölgesine gideceğim ve Eta militanlarına biraz daha esnek davranılması gerektiğini söylese ve Katalan toprakları için serbestlik istese neler olur. Avrupa Birliği Lozan Antlaşmasından sonra Türkiye’nin siyasal yapısını bir türlü kabul etmemektedir.Birinci Dünya Savaşından sonra Osmanlı’ya dayatılan Sevr Anlaşması genel hükümlerini şimdi Avrupa Birliğinin istedikleri hemen hemen aynı sayılır.Osmanlı’ya bırakılan toprakların parçalanması ve bu bölgelerdeki Müslüman olmayanlara küçük devletçikler kurulması gündeme getiriliyordu.ermenistan,pontus,iyonya,kürdistan gibi kukla devletler kurulması o zaman ki Avrupa devletlerini rüyasıydı.kürdistan kuruldu pontus için çalışmalar başladı Atina olimpiyat oyunlarında ben Karadeniz’den gelen vatandaşlarımız olduğu düşündüğüm bir grup kemençe tulum ile güzel bir oyun sergiledi oyunun bitişinde güzeldi sunucu “Bu güzel oyun için Anadolu pontus’tan gelen arkadaşlarımıza teşekkür ederiz” demesi pontusun da yavaş yavaş hak taleplerine başlayacağı anlamına geliyor. Türkiye gibi diğer bir aday ülke Estonya arasındaki fark ise Türkiye’den azınlık dilleriyle eğitim televizyon yayını yapılması istenirken Estonya’dan bulundukları ülkenin vatandaşı bile olmayan yaşadıkları devletlerin dilini konuşmayan gruplara dil politikalarıyla yaşadıkları ülkelerin dilleri benimsetilmeye çalışılıyor.Avrupa Birliği ikinci dünya savaşından sonra Fransa ve Almanya arasındaki sürtüşmeyi önlemek ve ilerde Almanya’nın tıpkı Hitler gibi yükselmiş bir dönemi olur ise bunu engellemek kısmende kontrol altında tutmak,Kominizim ve Sovyet baskılarından korunmak için kurulan Avrupa Birliği Türkiye toprakları üzerinde yeni bir bizans kurma planları yapıyor.Türkiye de bulunan bütün kendi kontrollerinde ki örgütler vakıflar ile misyoner faaliyetlerde bulunup her istediklerini yapacaklar bu gidişle tam bir dağılma yok ama yok olma aşamasına doğru ilerliyoruz.Sözde ermeni soykırımı tanıyan ülkesinin dört bir yanına soykırım anıtları diken demokrasinin ve özgürlüğün beşiği Fransa’nın ikinci dünya savaşındaki Başkanı Vici Gespato Almanya’sına ülkesindeki 175 bin Yahudi yi Auschwitz ve Birkenau kamplarına yakılmak için yollayan kendisi,Fransız parlamenter ”Türkiye’nin Avrupa Birliğine üyeliği Sevr yeniden tanımasından geçer” demekte Sevr Anlaşmasının yapıldığı binanın önüne ilk ermeni soykırımı anıtını diken gene Fransa’dır.Avrupa Birliği’nin istekleri Amerikan başkanı Reagan’ın 20 yıl önce başlattığı ulusal demokratikleşme sürecidir Amerika’nın milli gücü için demokrasiyi yayma çalışmasıdır.20 yıl önce CIA yaptıklarını gizli kapaklı yapıyordu,amaç sivil toplum örgütlerini yapılandırmak bu sivil toplum örgütlerinin başına da James Bond ve çiçek çocuk karışımı kendilerini burjuva olarak nitelendirmeyen ancak 100 bin dolarlık araçlara binen kişileri getirmek.Ukrayna’da seçimlere 5 kala Viktor Yuşenko George Soros’un mali desteği ile Eurovizyon birincisinin konserleriyle halk desteği yaratarak seçimlere giriyor.Seçimi Ukrayna da ne kadar sendika vakıf sivil toplum örgütü Viktor Yuşenko için destek veriyor.Bunun aynısı Balkanlar da Kafkasya da oldu.Demokrasi için Kosova’ya gelen Birleşmiş Milletler Kosova’da ilk önce 600 yıllık resmi dili Türkçe‘yi kaldırıp yerine resmi dil olarak Arnavutça ve İngilizce’yi getirdi bunları yaparken de elindeki medya ile halkın beynini yıkayıp uyutarak yaptı.Yugoslavya’da bunu yapan kanal B 92 kanalı idi.Milosevic dönemimde bu kanal ulusal bütünlüğü bozucu,bölücü yayınlar yaptığı gerekçesiyle kapatıldı ama B 92 kanalı BBC üzerinden yayınına devam etti.Kanalın tek yaptığı gün de 6-7 pembe dizi yayınlamak bizdeki gibi Biz Evleniyoruz, Biri Bizi Gözetliyor,vb yarışmalarının benzerleri ile Kosova halkına bir İngiliz gibi giyinmeyi bir Amerikalı gibi yemek yemeyi benimseten programlar yaptı.Yugoslavya döneminde tam bir özgürlük abidesi olarak ülkedeki bütün azınlıklar için çalıştı ve şimdi ise Kosova’nın en çok izlenen kanalı.11 Eylül 2001 saldırılarından sonra misyonerler bu bölgelere akın ettiler.Hıristiyan propagandaları her yerde yapılmakta ihtişamlı kiliseler yapılıyor ve cennet tapuları dağıtılmakta.Bosna Hersek’te ki Mostar Köprüsünün tam karşındaki tepeye dev bir haç dikilmesi Bush’un ve Papa’nın aynı açıklamayı yapması “Üçüncü dünya ülkeleri Müslüman ülkeler ve Doğu Bloğu ülkelerine Hıristiyanlığı taşıyın misyonerler iş başına” bu yapılanların hepsi kimliksizleştirmedir.Misyonerler hep aynı vaazı veriyor Saddam da Müslüman’dı Usame Bin Laden de Müslüman’dı Çakal Corlos ta Müslüman oldu bunların hepsi Müslümanlığın kötülükleri İslam çöküyor yönündeki açıklamalar yapıyorlar.Girmek istediğimiz kapısında yalvardığımız Avrupa Birliğin de ki aile yapısı şuan da tamamen bitmiş durumda Avrupa Birliği’nin lokomotifi olan Almanya,Fransa,İngiltere’deki evcil hayvan harcamaları 36 milyar doları geçti.İnsanlar yalnızlıklarını hayvanlarla paylaşıyor aile sistemi yok olmuş çökmüş durumda Fransa da doğan her üç çocuktan biri,Hollanda da ise her iki çocuktan biri evlilik dışı babası yada annesi belli değil.Hollanda da saat 23 ten sonra her kanalda çocuğunuzu kontrol edin evde tutun şeklinde her TV kanalında alt yazılar verilmekte.Kimlik kartımıza karışan din hanesinin kaldırılmasını laik olmamızı isteyen Avrupa Birliği önce kendisi Almanya da ki Hıristiyan olmayanlardan bile kestiği kilise vergisini kaldırasın sonra Türkiye’deki kimlik kartlarındaki din hanesine karışsın.İşte girmek istediğimiz Avrupa Birliği.Bir de başını Rusya’nın çektiği Avrasya oluşumda kurtuluşumuzu savunanlarda var.
Şahinler Amerika da seçimlerini kazanarak böl yönet politikasının gereği olan dünya üzerindeki devletlere müdahale ederek Amerikan güdümlü ve Amerika’ya ye gözü kapalı güven duyan yönetimleri iktidara getirecek, kendi güvenliği ve çıkarları doğrultusunda ulusal devletleri parçalayan kukla devletler yaratılacak Büyük Ortadoğu Projesi’nin kalıcılığı için proje dahilindeki 23 ülkenin sınırlarını değiştirilecek.Amerikan yönetimi, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği gerçekleşirse buna karşı çıkan çevreleri sokağa dökecek, mezhep ve azınlık haklarını savunarak iç savaş çıkaracak, sonrasında yarattığı otorite eksikliği ve kaos sonrasında Amerika ve NATO’nun askeri müdahalesi ile Türk ordusu yenilgiye uğratılacak.Ekonomik olarak %51 hisselerini ellerinde bulundurdukları Dünya Bankası ve IMF ile ekonomik yıkımda başlatacaklar.Kamunun elinde bulunan elektrik,su,haberleşme gibi kuruluşları kendi kontrolünde ve desteğinde olan büyük patronlara verecekler sermaye piyasasının serbestliğinden dolayı ülkedeki spekülatörler ile yaratacakları karmaşa ile ülkenin döviz rezervleri birkaç günde eritip çöküş başlamış olan ülkeye enflasyonunu ikiye üçe katlaması dayatılmak koşulu ile yüksek faizlerle kredi verilecek ve sonuç olarak ta ülkenin sanayi üretimi vurulacak hazinesi boşaltılacak.Siyasi açıdan da Leyla Zana serbest bırakıldıktan sonra önemli bir kamu görevine getirilecek federasyon sistemine geçtik ten sonra kendisine Güneydoğu Anadolu Bakanlığı verilecek.Türkiye ermeni soykırımını tanımayacak özür de dilemeyecek ancak tazminat ödeyecek ermenistan’ a önemli ticari tavizler verilecek.Askerlik Avrupa Birliğine Uyum Yasaları gereği 1 yılın altına inecek.Kıbrıs’tan tamamen Türk askeri çekilecek.Kıbrıs’ta ki garantör ülke konumu Amerika ve İsrail verilecek.12 Eylül paşaları Avrupa Birliğini etkilemeye yönelik kişisel bir yargılama yapılacak.Hollywood Türk tarihi ve Türk destanlarını konu alan onlarca film çekecek en son olanakta Atatürk’ün hayatını konu alan bir film çekilecek .Abdullah öcalan başka bir cezaevine nakil edilecek ve Abdullah öcalan ve arkadaşlarını da kapsayan geniş bir af çıkarılacak.Yunanistan’ın Türkçe’de ki adı Hellas olacak .Ege orduları dağıtılacak kürdistan kurulduktan sonra tanınacak yeni çizilen sınırlar kabul edilecek.kürdistanın genişleme politikası doğuda İran’a batıda Suriye’ye kuzey de Türkiye’ye genişlemesini tamamladıktan sonra başkentini Kerkük ten Diyarbakır’a taşıyacak Başbakanlık sistemine kabul edilecek Türkiye Cumhuriyetinin Resmi Dili Türkçe ve kürtçe olarak değiştirilecek alfabeye q,w,x harfleri alınacak.Bütün bunlar holding medyaları ile Türk halkına Avrupa Birliği yolunda sağlam adımlarla gitmekteyiz Türkiye değişiyor yapılanlar ile daha çağdaş modern bir ülkeye doğru gidildiği benimsetilecek. Türkiye Cumhuriyetini kuran Mustafa Kemal Atatürk ve Kuvayi Milliyeciler boşuna istiklal savaşı vermiş duruma düşürülmektedir 2/14/2005 SUİKASTSuikastlar hiçbir zaman tek bir plan üzerinden yürütülmez rahmetli Eşref Bitlis Paşa eğer 17 Ocak 1993 günü kazadan kurtulsaydı gideceği Diyarbakır da kesin başka bir operasyon ile öldürülecekti.Kazanın oluşumu tamamen imkansız %1 bile ihtimal verilmeyen olasılıklardan kazanın oluşumu anlatılıyor.İddialara bakarsak 2 motorunda performans kaybından,motorların yanma odalarındaki patlamalar ile kanatlarda oluşan kopmalar sonrasında kumanda sisteminin kilitlenmesi ve %60 pilot hatası % 40 buzlanma olarak kaza bilirkişi raporları hazırlanıyor.Uçak aşırı buzlanma sonucu çakıldığı aktarılıyor ancak uçaklarda buzlanma önleyici sistem mevcut ve kalkıştan önce yer ekibi tarafından uçağın buzlanmaya karşı alkollendiği de açıklandı Uçak ta performans kaybı varsa 3 dakika yükseldikten sonra yüksek performans ile seyir etmiş buraya kadar her şey normal uçuş ekibi çok iyi eğitim almış pilot hatası da kesinlikle olamaz.Tüm dünyada bu tür uçak kazalarını ülkenin sivil havacılık kurumları kaza sonrası bilirkişi raporları hazırlar bizdeki gibi üniversite de öğretim görevlileri değil.Kaza sonrası bilirkişi raporunu hazırlayan Prof. Ahmet Nuri Yüksel zaten tüm bildiklerini kazanın gerçek oluşumun söyleyemez.Bu kazada da yaydın bir yöntem olan petrol jölesi (gres yağı) kullanıldı.Gres yağını bir poşet içerisine koyup güzelce ezdikten sonra bir zarf içerisine yerleştirip belge veya doküman süsü verilip istenilen yere ulaştırılabilir.Petrol jölesi uçuştan bir gece önce yakıt deposuna boşaltılmalı ki homojenlik sağlansın uçuştan bir gece önce nöbetçi asker uçak etrafında birilerini gördüğünü açıklamıştı.Uçak motorları çalıştıktan sonra petrol jölesi motorlarda patlamalar oluşturur,yakıt borularına sıvanır ve motorları durdurur.Bunun başka bir şeklide aynı petrol jölesini uçağın hidrolik tankına boşaltılırsa hidrolik sistemi yavaşlatır ve kontrol kumandaları kilitlenir.Eşref Bitlis’in bu kazadan kurtulma şansı yoktu. Kurtulsaydı Diyarbakır’da kesinlikle bir ikinci ekip suikastı tamamlayacaktı.Tıpkı Gaffar Okan suikastında olduğu gibi Gaffar Okan’da ilk suikasttan kurtulmuş ikinci plan da şehit edilmişti.Gaffar Okan suikastı akla gelen ilk örgüt Hizbullah ihale edildi.Gaffar Okan kafasından 30 yakın kurşun almış ve korumalar silahlarına bile davranamamış.MİT ve suikastı organize eden CIA’den aynı açıklama geliyor “Bundan kimse kurtulamaz” Suikast Hizbullah’a ihale edilip zamanında bölgede pkk ile mücadele ettiği için göz yumulan örgüt şimdi devlet tarafından kürtaj edilip istenmeyen çocuk ilan edildi.Suikast sonrası 5 tane Hizbullah militanı yakalanıp ortaya çıkartıldı 24 Ocak 2001 tarihinde Gaffar Okan ve 5 Polis memuru şehit edildi.Turgut Özal da üç suikasttan şans eseri kurtuldu.Turgut Özal korumaları ve sağlık ekibi ile 2 helikopterle Marmaris’e tatile gidecek Özal’ların hangi helikoptere bineceği zaten belli daha lüks ve konforlu olana Özal’lar tatile çıkmadan önce Türk İstihbarat yetkilileri Turgut Özal’a İran’dan gelen pkk militanları tarafında Cuma namazı sonrası bombalı suikastta bulunulacağı istihbaratını alır.Bu sık kullanılan kaçakçılık yöntemi gibi küçük olan yem yakalatıp büyük parti mal kaçırılar Turgut Özal konforu ve zaman kazanmak için helikopterlerle değil Ankara’dan jetle Dalaman havaalanına oradan da helikopterler ile Marmaris’e gitme kararı alır.Helikopterler Ankara Etimesgut hangarlarında uçuşu beklemektedir.Pilotlar tek başına boş gitmemek için yanlarına eşlerini de alıp Marmaris’e yola çıkarlar kalkıştan 4 dakika sonra helikopterler tıpkı Eşref Bitlis Paşa da olduğu gibi kontrollü iniş yapabilecekken yere çakılır.Helikopterin üst pervanesi rotorun yerinden çıkması sonucu helikopter düşer.Kalkıştan bir gün önce hangarlarda yakın bir mevkide İran pavyonu ve sivil havacılık fuarı kurulmuştu.Turgut Özal şans eseri bu kazadan kurtuldu ama onu Marmaris’te biri Rodos’tan gelen kadın ve 2 si İstanbul’dan gelen hoş geldin ve güle güle komitesi Turgut Özal’ı beklemekteydi.Bu olaylardan dolayı sıkı güvenlik önlemleri sonucu militanlar yakalandı.Militanların hücre sistemi ile çalıştığı için hiçbir yere ulaşılmadığı açıklandı.Turgut Özal’ın 1983 seçimlerinde büyük bir başarı elde etti seçim sonrası teşekkür konuşmalarına çıkıyor ilk konuşmasında Atatürk’ün yanlışlarda olmuştur yanlışlarını düzeltmek bizim doğrularımız doğrularını kabul etmek görevimizdir.İkinci konuşmasında bu ülkenin tek bir dayanağı vardır o da dindir dinimize sahip çıkacağız.Üçüncü konuşmasında bu ülkede yaşayan bütün azınlıklara kendi dilinde eğitim ve dininde özgürce ibadet etme özgürlüğü vereceğiz.Turgut Özal konuşmalarından sonra İzmir’den uçağa binip Amerika’ya gider ve Başbakanlığını onaylatıp gelir bundan kısa bir süre sonra pkk ilk eylemini 15 Ağustos 1984 Şemdil’li ve Eruh’ta gerçekleştirir 1.Körfez savaşında otorite eksikliğini doldurmak için bölgeye yerleşen Çekiç Güç sonrası pkk eylemlerinde artış oldu.Bölgedeki Çekiç Güç’ün varlığından rahatsızlık duyan Çekiç Güç’ün pkk ya verdiği yardımlardan bahseden ve buna karşı eylemler gerçekleştiren Eşref Bitlis,Hulusi Sayın,Cem Ersever,Bahtiyar Aydın suikastlara kurban gittiler. Süleyman Demirel’in deyimiyle kör kurşuna kurban gittiler.Bu tür suikastları bölgedeki faili meçhul cinayetleri araştırmak için kurulan Özel Harekat Daire Başkanlığı Süleynmaniye de ki askerlerimize yapılan çuval geçirme eylemlerini o zaman Türk Özel Harekat çalışanları CIA ve MOSSAD çalışanlarına yapmaktaydı.Amerikanın Büyük Ortadoğu Projesi sekteye uğramakta ve İsrail’in Büyük İsrail Devleti rüyası gecikmekteydi.Bunların önlenmesi ve Türkiye’ye gerçek bir nota verilmesi için Amerika’ya gözü kapalı güven duyan Turgut Özal Bulgar Konsolosluğundaki resepsiyon da zehirlenerek 17 Nisan 1993 tarihinde öldürüldü.Artık bu petrol jölesi sistemi pek kullanılmıyor dönemin iktidar partisi “Kuzey Irak’ta bizden habersiz ve izinsiz bir kürt devleti kurulamaz” demesinden sonra Ankara Kayseri Malatya’da 34 şehit verdiğimiz CASA uçak kazaları oluştu Eskişehir de iki F-4 savaş uçağımız kafa kafaya çarpıştı.Şimdiki kullanılan sistem bu uzaktan kumanda sistemi gizli yazılımlar ile uçakların kumandaları el değiştirebilir Mossad Amerika da küçük bir şirket kurup gizli yazılımlar üretti tüm dünyaya sattı yazılmalarda açık kapılar bırakılıp buradan istenildiği gibi bilgi hırsızlı ve müdahale edildi bunu CASA ve F-4 savaş uçaklarında yaptılar.Pilota rağmen uçağın kontrolü ele alınıp istenilen yere indirilebilir tıpkı 11 Eylül uçak kaçırma olaylarında pilotsuz yakıt ikmal uçaklarının kulelere girmesi gibi pilota rağmen her şey yapılabilir.Bill Gates’in Türkiye’ye gelmesinin de tek amacı bu tüm dünya kendi yazılımlarını kullanıp e-devlet sistemine geçiyor bizim e-devlet sistemine talip olan Microsoft bundan Türkiye de MİT’te ,Emniyet’ te yazılım sağlayan HAVELSAN’I bypass edip ihaleleri almak
14 Nisan 1865 : ABD Başkanı Abraham Lincoln, Washington’da vuruldu,bir gün sonra öldü. 13 Mart 1881 : Rus Çarı II. Alexander vurularak öldürüldü. 02 Temmuz 1881 : ABD Başkanı James Garfield vurularak öldürüldü. 29 Temmuz 1900 : İtalya Kralı I. Umberto öldürüldü. 06 Eylül 1901 : ABD Başkanı William McKinley Buffalo’da vuruldu. 14 Eylül 1901 de öldü. 1912 yılında ABD eski Başkanı Theodore Roosevelt, suikastta yaralandı. 23 Şubat 1913 : Meksika Devlet Başkanı Madero ve Başkan yardımcısı Suarez öldürüldü. 18 Mart 1913 : Yunan Kralı George öldürüldü. 1914 yılında Avusturya-Macaristan Arşidükü Ferdinand ve karısı, Saraybosna’da öldürüldü. 1916 yılında Rusya’da Papaz Rasputin öldürüldü. 16 Temmuz 1918 : Son Rus Çarı Nikola, karısı ve çocuklarıyla öldürüldü. 1920 yılında Meksika Devlet Başkanı Carranza öldürüldü. 20 Temmuz 1923 : Meksikalı devrimci Panço Villa öldürüldü. 17 Şubat 1928 : Meksika’nın yeni Devlet Başkanı General Obregon öldürüldü. 15 Şubat 1933 : ABD’nin yeni Başkanı Franklin Roosevelt’e düzenlenen suikastta, Chicago Belediye Başkanı Cermak vuruldu. Cermak Mart başında öldü. 25 Temmuz 1934 : Avusturya Şansölyesi Engelbert Dolfus, Viyana’da Naziler tarafından öldürüldü. 20 Ağustos 1940 : Leon Troçki sürgündeyken öldürüldü. 30 Ocak 1948 : Mahatma Gandi Yeni Delhi’de öldürüldü. 1950 yılında ABD Başkanı Truman’a başarısız bir suikast girişimi oldu.
20 Temmuz 1951 : Ürdün Kralı Abdullah öldürüldü. 21 Eylül 1956 : Nikaragua Devlet Başkanı Somoza vuruldu. 26 Temmuz 1957 : Guetemala Devlet Başkanı Armas, kendi muhafızlarından biri tarafından öldürüldü. 14 Temmuz 1958 : Irak Kralı Faysal ve Prens Abdul İllah öldürüldü. 15 Temmuz 1958 : Irak Başbakanı Nuri Said öldürüldü. 25 Eylül 1959 : Seylan Başbakanı Solomon Bandranaike öldürüldü. 17 Ocak 1961 : Kongo eski Başbakanı Lumumba öldürüldü. 30 Mayıs 1961 : Dominik diktatörü Molina öldürüldü. 1963 yılında Vietnam Devlet Başkanı Diem ve kardeşi öldürüldü. 22 Kasım 1963 : ABD Başkanı John Kennedy Dallas’ta öldürüldü. 21 Ocak 1965 : İran Başbakanı Hasan Ali Mansur, Tahran’da vuruldu. 21 Şubat 1965 : Zenci lider Malcolm, New York’ta vuruldu. 1966 yılında Güney Afrika Başbakanı Verwoerd, Parlamento’da vuruldu. 4 Nisan 1968 : ABD’li zenci lider Martin Luther King, Jr. Memphis’te vuruldu. 5 Haziran 1968 : Başkan adayı Senatör Robert Kennedy Los Angeles’ta vuruldu. 27 Kasım 1970 : Papa VI. Paul, Manila Havaalanı’nda yaralandı. 28 Kasım 1971 : Ürdün Başbakanı Vasfi Tal, Kahire’de Filistinliler tarafından öldürüldü. 1972 yılında Filipinler Devlet Başkanı Marcos’un eşi suikastta yaralandı. 1974 yılında Güney Kore Devlet Başkanı Park Chung Hee’ye düzenlenen suikastta eşi öldürüldü. 19 Ağustos 1974 : ABD’nin Lefkoşe Büyükelçisi Rodger Davies Kıbrıs’ta vuruldu. 11 Şubat 1975 : Madagaskar Devlet Başkanı Ratsimandrava öldürüldü. 25 Mart 1975 : Suudi Arabistan Kralı Faysal öldürüldü. 15 Ağustos 1975 : Bangladeş Devlet Başkanı Şeyh Mucibur Rahman darbede öldürüldü. 15-12 Eylül 1975 : ABD Başkanı Gerald Ford iki saldırı girişimi atlattı. 13 Şubat 1976 : Nijerya Devlet Başkanı Muhammed vuruldu. 16 Mart 1977 : Lübnanlı Dürzi Lider Kemal Cambolad, Beyrut'ta öldürüldü. 18 Mart 1977 : Kongo Devlet Başkanı Ngouabi vuruldu. 1978 yılında Irak Eski Başbakanı Al-Naif Londra'da vuruldu. 30 Mart 1979 : İngiliz Muhafazakar Parlamenter Airey Neave, İRA'nın gerçekleştirdiği bir suikast sonucu öldü. 1979 yılında Lord Mountbatten ve yanındaki iki kişi, IRA'nın teknelerine yerleştirdiği bomba sonucu öldüler. 26 Ekim 1979 : Kore Devlet Başkanı Hee, Kore Gizli Servisi Başkanı tarafından Seul'de vuruldu. 14 Nisan 1980 : Hindistan Başbakanı İndra Gandi yaralandı. 30 Ağustos 1981 : İran Cumhurbaşkanı Ali Raci ve Başbakan Bahonar, Tahran'da bombalı suikastta öldü. 13 Mayıs 1981 : Papa, Mehmet Ali Ağca'nın kurşunlarıyla yaralandı. 1982 yılında Lübnan'ın yeni Başkanı Beşir Cemayel, Beyrut'ta bombalı suikastta öldürüldü. 1982 yılında Papa ikinci bir saldırıyı yarasız atlattı. 1983 yılında FKÖ temsilcisi Sartayi, Portekizde vuruldu. 1983 yılında Birmanya'da bir gezide bulunan Güney Kore Hükümeti'nin 14 üyesi öldürüldü. 1984 yılında İngiltere Başbakanı Margareth Thatcher, IRA'nın bombalı saldırısından kurtuldu. Saldırıda bir milletvekili öldü. 31 Ekim 1984 : İndra Gandi, kendi Sih korumaları tarafından öldürüldü. 16 Nisan 1988 : FKÖ liderlerinden Ebu Cihad, Tunus’taki evinde öldürüldü. 18 Haziran 1988 : Başbakan Turgut Özal'a Kartal Demirağ tarafından suikast girişiminde bulunuldu. 17 Ağustos 1988 : Ziya Ül Hak'ın tatbikat dönüşü bindiği C-130 tipi bir askeri uçak havada infilak etti. Ziya Ül Hak'la birlikte, Pakistan Genel Kurmay Başkanı ve kuvvet komutanları ile ABD'nin İslamabad elçisi dahil 37 kişi öldü. 21 Kasım 1989 : Lübnan'da 15 gün önce Cumhurbaşkanı seçilen Rene Muswad, bombalı saldırı sonucu, 18 koruma görevlisiyle birlikte öldürüldü. 26 Kasım 1989 : Hint Okyanusu'nda 500 bin nüfuslu müslüman bir ülke olan Komor Adaları'nın Cumhurbaşkanı Ahmet Abdullah Abdurrahman, sarayını basan bir grup asker tarafından öldürüldü. 7 Kasım 1990 : Moskova Kızılmeydan'da yapılan tören sırasında av tüfeği ile Gorbaçov'a suikast düzenlendi. Sonuçsuz kalan suikastı düzenleyen Alexander Shmonov havaya ateş ettiği sırada güvenlik kuvvetlerince yakalandı. Alexander Shmonov ifadesinde hedefinin Gorbaçov olduğunu söyledi. 20 Mart 1991 : Lübnan Savunma Bakanı Michel Murr'un konvoyuna düzenlenen saldırıdan, bakan kurtulmayı başarırken 10 kişi öldü, 18 kişi de yaralandı. 21 Mayıs 1990 : Hindistan eski Başbakanı ve muhalefet lideri Rajiv Gandhi, seçim çalışmaları yaptığı sırada, genç bir kadının kendisine verdiği çiçeğin içindeki bombanın patlaması sonucu öldü. Olayda, çevrede bulunan 20 kişi de hayatını kaybetti. 29 Haziran 1992 : Cezayir Devlet Başkanı Muhammed Budiyaf, Annaba kentinde uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürüldü. 6 Temmuz 1992 : Irak Kürtleri'ne düzenlediği gezinin üçüncü gününde, Süleymaniye'den Halepçe' ye geçen Fransa Cumhurbaşkanı'nın eşi madam Mitterand'ın yanından geçen bir araç infilak etti. Suikastte 3'ü koruma görevlisi, biri çocuk, 4 kişi öldü, 19 kişi de yaralandı. 18 Eylül 1992 : İKDP lideri Sadık Şeref Berlin'de öldürüldü. 10 Şubat 1992 : İran Cumhurbaşkanı Haşimi Rafsancani'ye karşı "Bebek Hurrendin" adlı örgüt komandolarınca suikast girişiminde bulunuldu.Saldırganlardan 5'i ölü, 3'ü sağ olarak ele geçirildi. Gürcistan Devlet Başkanı Eduard Şevandnadze 29 Ağustos 1995 günü Tiflis’teki parlamento binası çıkışında bazukalı saldırıya uğradı. Gürcü lider, saldırıdan hafif yaralı olarak kurtuldu. 26 Haziran 1995'de Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek, bir toplantı için gittiği Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa'da silahlı saldırıya uğradı. Saldırganlardan 4'ü olay yerinde öldürülürken, arkadaşları kaçtı. 2 Ekim 1995'de Makedonya Devlet Başkanı Kiro Gligorov, Üsküp'te bombalı saldırıya uğradı. Şoförünün öldüğü olayda Gligorov bir gözünü kaybetti. 4 Kasım 1995 günü İsrail Başbakanı İzhak Rabin, Tel Aviv'de fanatik bir Yahudi olan Yigal Amir adlı üniversite öğrencisi tarafından tabancayla öldürüldü. Saddam Hüseyin'in oğlu Uday, 12 Aralık 1996 günü Bağdat'ta silahlı saldırıya uğradı. Uday Hüseyin saldırıdan ağır yaralı olarak kurtuldu. 10 Şubat 1998'de Gürcistan Devlet Başkanı Edward Şevardnadze'ye suikast teşebbüsünde bulunuldu. Olayda bir koruma ile bir saldırgan öldü. 21 Temmuz 1998'de Çeçenistan Devlet Başkanı Aslan Mashadov'a başkent Grozni'de bombalı bir saldırı düzenlendi. Olayda bir koruma ölürken, dört koruma da yaralandı. Aslan Mashadov'un yara almadan kurtuldu.
Amerika da ki uçak kazalarına bakarsak: Mel Carahan : Missouri eyaletinin Demokrat valisiydi. Senatoya adaydı. Rakibi, şimdi Bush yönetiminin adaletin başına getirdiği John Ashcroft'tu.Seçimden üç gün önce 16 Ekim 2000 de bir uçak kazasında öldü. Ölümüne rağmen, sandıkta o seçildi. Şimdi karısı senato'da.
John Heinz : Cumhuriyetçi partiden liberal görüşleriyle dikkat çeken iyi bir senatördü. Vietnam savaşına karşıydı, yoksullar için sağlık reformu, sosyal hizmetler, kamu taşımacılığı ve çevre konusunda partisinden farklıydı. Küba ile uzlaşma yanlısıydı. Uçağı inişte zorlanınca durumu incelemek için havalanan helikopterin çarpması sonucu 4 Nisan 1991 de öldü. John Tower : Eski senatördü ve Reagan-Baba Bush dönemindeki İran-Kontra skandalını İran'a gizlice silah satarak ve uyuşturucu ticareti yaparak, Nikaragua'daki hükümet karşıtı milislerin finansmanı soruşturan Tower komisyonunun başıydı. Küçük bir uçağın içinde 16 Ekim 1972 ölü bulundu. Hale Boggs : Eski Temsilciler Meclisi üyesi ve çoğunluk grubu lideriydi. Başkan Kennedy suikastini soruşturan Warren Komisyonunun yedi üyesinden biriydi. Katil Oswald'ın tek başına hareket etmediğine inanan ve bunu daha sonra kamuoyuna da ilan eden, kabullenmeleri kurcalayan tek üyeydi. Bir başka demokrat parlamenterle birlikte 16 Ekim 1972 de uçak kazsın da ölü. Mickey Leland : Teksas'lı Demokrat parlamenterdi. O dönemde Irkçı Güney Afrika yönetimine karşı sert tedbirlerden yanaydı. Etiyopya’da yolculuk yaparken 7 Ağustos 1972 de uçak kazasında öldü. Omar Torrijos : ABD'li değildi. Panama'nın başındaki popüler diktatör generaldi. Reagan-Bush yönetimine kafa tutmuş, ABD işgale kalkışırsa Panama kanalını imha etmekle tehdit etmişti. Kısa bir süre sonra, uçağının kalkışı sırasında mekanik bir arıza sonucu oluşan kazada 1981 yılında öldü. Panama'da bu ölümden ABD sorumlu tutuldu, ama bir şey çıkmadı. Yerine baba Bush'un has adamlarından Noriega Panama'nın başına getirildi Suikastlar hep aynı iki ülke arasında barış rüzgarları eserken veya düşman iki ülkeye anlaşmışken devir açıp kapayan suikastlar,İran da işler karışık,ülkede günde 10-15 kişi ölüyor Paris’ten uçağa binen Ayetullah Humeyni Ortadoğu’yu İsrail’e bırakmak istemeyen Almanya,Fransa ve Vatikan desteği ile İran devrimini yapıyor.%65 ‘i Şii Müslüman olan Irak İran ile birleşme hazırlığı yaparken CIA’nin operasyonu ile Amerika’nın tam desteğini alan Saddam Hüseyin Baas rejimini devirip 1979 yılında Irak’ın başına geçiyor.12 Eylül 1980 darbesinden 1 hafta önce 8 yıl süren 2 milyon insanın öldüğü İran-Irak savaşı başlıyor.11 Eylül de terör var,12 Eylül de askeri yönetim var ,13 Eylül de IMF’in komiseri Turgut Özal var.
2/10/2005 AB-ÇİN-İSRAİL-ABDABD seçimlerinde Evangalist-Yahudi-Şeytan ortaklığı seçimleri kazanarak ikinci kanlı dönemi başlatırlar.Amerikan doları İsrail’e akacak ve İsrail vaat edilmiş topraklara ulaşmak için 3-5 ülke daha işgal edip birkaç kukla devlet yaratıp yüz binlerce kişiyi öldürecek..İsrail Filistin’i ortadan kaldırarak Filistin sorununu çözecek ve Filistin’lilerin büyük bir bölümü Kuzey Amerika’ya yerleşecektir.Amerika Irak’ta ki 200 bin askeri için gereken yıllık 50 milyar dolarlık ek bütçe tarihe karışır Irak petrolü savaşın masraflarını karşılamamakta günlük 2 milyon varil Suudi petrolüne bağımlılığından sırada Suudi Arabistan vardır Suriye ve Lübnan’ı işgalinde 10 bin coninin ölümünden Vehabileri sorumlu tutar ve Vehabilerin Suudi yönetiminin desteğinde olduğunu ve tüm kaynaklarının kraliyet ailesinden karşılandığını açıklar ve Bush Suudi Arabistan’a savaş açar önce Amerika’da bulunan 4.5 trilyon dolar Arap sermayesine el konulur Suud kraliyeti devrilir ABD Irak’ta olduğu gibi seçimle yönetimi devretme sözü verir ancak aşiret savaşlarından ve intihar saldırılarından bu hiç bir zaman olmaz Kabe’nin işgali ve kutsal toprakların çiğnemesi tüm Müslüman aleminde büyük Amerika nefreti oluşturur ve İran Çin ve Rusyacın yardı ile yaptığı atom bombasını Tel Aviv’e atar İsrail jetleri İran’ı vurmak için yola çıkar hedef 20 milyonluk tahrandır Bush’un uyarısı ile bombalar Kum ve İsfahan kentlerine atılır Amerika 2007-2010 arası İran’a savaş açar ve Tahran’a atılan atom bombası ile İran teslim olur İran petrolü de Amerikan kontrolüne geçer ve İsrail’in üzerinden İran tehdidi kalkmış olur Amerikan ekonomisini ayakta tutan Japonya ya artık gerek yoktur petrol ihtiyacının yüzde 90 İran’dan karşılayan Japonya ekonomik krize sürüklenir 2008 de yapılan seçimleri Amerika doğumlu olamayan Avusturya asıllı filim yıldızı Arnold kazanır (Adolf Hitler de Avusturyalıydı ve inanılmaz bir şeklide yükselerek Alman imparatorluğunu süper güç haline getirip savaş sırasında açtığı yanlış cephelerle Alman imparatorluğunun çöküşünü yaratmıştır Arnold un sonu da aynı olacak) 2005 de kotaların kalkmasıyla çin 2010 yılında dünya ekonomisini allak bullak etmiş Amerika başta olmak üzere tüm dünyadaki işsizlik yüzde 35-40 seviyelerine dayanmıştır Amerika sars ve yeni hastalıklar üretmiş ancak Çin tehdidini durduramamıştır üçüncü kanlı dönem Arnold’un Yahudi danışmanları tarafından Hollywood senaryosu gibi Arnold’a benimsetilmiştir Amerika dünya petrolünün yüzde 80 eline almıştır Venezüella da darbe ile bir amerikan vatandaşı göreve getirilmiş Meksika da Amerika’dan izinsiz petrol ihracatı yapmayacağını açıklamıştır Rusya ve Amerika petrol fiyatlarını 30 dolardan 50 dolara çıkartarak petrol ithal eden ülkelere iki kat daha fazla fatura ödeterek ekonomilerinde çöküş yaşatacak Amerika direnen tek ülke Çin olacak ve Amerika Çin’deki sosyalizmi devirerek yerine Amerikan güdümlü kapitalist bir yönetim için doğu Türkistan Tibet Şanghay ve Aşağı Moğolistan da azınlık hakları ve mezhep ayrılıkları için çalışan sivil toplum örgütlerine Gürcistan da Balkanlarda ve bunun gibi birçok yerde olduğu gibi George Soros gibi Yahudi oligarklar ile bu bölgelerdeki sivil toplum örgütlerine dolar aktarılacak Çin 2010-2020 yılları arasında Amerika ve Avrupa birliği ekonomisinin yüzde 40-50 eline elemesi yahudi sermayesi için hiç iyi bir senaryo değil.amerikanın orta asya ve uzak doğudaki etkisi gittikçe azalmaktadır(tezkere geçse 150 bin amerikan askeri Adana’dan Hakkari’ye kadar her yerde çirit atacaktı)Kabe’nin işgalinden sonra tüm Müslümanlar kürtlerde dahil olmak üzere birleşerek Amerika’yı bölgede istenmemektedir.buradaki amaç alevi-Sünni provokasyonu çıkartmak kürtleri ayaklandırmak Yunanistan’ın Kıbrıs’ı işgaline izin vermek bunlardan dolayı Türk ordusu sıcak savaşa sokulacak İran da ki 20 milyon Azeri’ye güneyde bir kukla Azeri devleti kurulacak İran’daki 5 milyon kürt kürdistanla birleşecek ve amerikanın büyük orta doğu projesinin çöküşü ve amerikanın sonunun başlangıçı olacak 2010-2020 arasında kusursuz işleyen plan İran Türkiye ve Çin deki milliyetçilik akımlarıyla sekteye uğrayacak Amerika’daki Yahudi lobisi teşhir edilmeye başlayacak ve amerikan kamuoyu baskıları ile 6 milyon Yahudi İsrail’e göçe zorlanacak 2015 yılında amerikanın Uygur Türklerin’i Afganistan, üzerinden yardım ettiğini bahane eden Çin Afganistan’a girer sırayla Kazakistan, Türkmenistan ,Kırgızistan, Özbekistan’ı işgal eder ve dananın kuyruğu kopar 5-10 yıl sürecek Amerika-Çin savaşı başlar ve milyonlarca kişi ölür Çin Hindistan ile ittifak kurup uzak doğudaki Pakistan, Bangladeş, Endonezya Filipinler deki amerikan karakollarını ortadan kaldırır amerikanın İran’ı işgalinden kuyruk açısı olan Japonya Çin ve Rusya’ya destek verir Amerika İran’da tam bir fiyasko yaşayıp İran’ı terk eder İran-Türkiye-Rusya-Çin arsında imzalanan güvenlik paktı Avrupa birliği ve Amerikacı şok eder Irak,Suriye,Lübnan,Ürdün Katar,Suudi Arabistan,Mısır PAN-ARAP devletini kurarak birleşirler Türkiyecin Arap dünyasıyla diyalogları artmış ve İsrail’in İran,Irak,Suriye üzerinden gerçekleştirdiği terör politikaları sekteye uğramıştır Türkiye Arap birliğine yakınlaşmaya bu arada Amerika ve İsrail’den uzaklaşmaya başlamıştır ve Araplar Türkleri Müslüman olduğunu görmüş ve Arap sermayesi ile Türkiye arasında ticari bağlar oluşmuştur amerikanın orta doğudan çekilişi başlayacak 2025 yılında Avrupa Birliğinde büyük bir ekonomik krize girer Almanya’daki yükselen ırkçılık ve Almanların siyasi üstünlük çabaları birliği bozar amerikanın Truva atı İngiltere petrol krizinde Avrupa birliğine sırtını döner 2010- 2015 te tam üye olması gereken Türkiye kabul edilmemektedir bunun nedeni de Avrupa birliği bölgesel bir güç haline gelmiş olan Müslüman Türkiye yi dinsel ve kültürel farklardan dolayı kabul etmeyecektir Amerika ise ülkeyi terk eden Yahudilerden oluşan ekonomik boşluğu doldurma peşindedir dünya üzerindeki tüm Yahudi sermayesi İsrailci taşınmış 6 milyonluk İsraillin nüfusu 13 milyona çıkmıştır İsraillin artık tek düşmanı vardır Amerika.Artık Amerika da çöküş başlamış ve tek başına kalmıştır 2000 lerin gelişmiş ve çağdaş Avrupa ülkeleri yeterli nüfus güçü bulamamaktan onlarda da çöküş başlamıştır Türk ve Müslüman dünyası düzenli aile kurumları ile 2000 lerin Avrupa devletleri seviyesini yakalamıştır 2030-2040 yılında İsrail Kabe’yi yıkmak için intihar saldırıları düzenlemektedir artık İsraillin karşısında 2000-2010 yılında Kabe’nin işgaline boyun eğen Müslüman alemi yoktur Amerika kendi iç meseleleri ile uğraşmaktadır Avrupa birliği dağılmıştır Çin dünyaya bela olmuş
|
|
|